SON DAKİKA
Hava Durumu

#Siyaset

Söz Bursa - Siyaset haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siyaset haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bahçeli: "CHP’nin sorunu yine CHP’dir" Haber

Bahçeli: "CHP’nin sorunu yine CHP’dir"

Bahçeli, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Bahçeli mesajında, "Mübarek Ramazan ayını müteakiben müşerref ve müyesser olduğumuz bayram günlerine ulaşmanın bir yanda bahtiyarlığını, diğer yanda burukluğunu yaşıyoruz. Burukluğunu yaşıyoruz çünkü başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennem azabından kurtuluş olan on bir ayın sultanı mübarek Ramazan ayını geride bırakıyoruz. Allah’tan niyazım tekrarına eriştirmesidir. Ramazan Bayramı, oruç ibadetinin, daha yerinde bir anlatımla Şehr-i Ramazan’ın maddi ve manevi mükâfatıdır" ifadelerine yer verdi. Mesajında yasa dışı kanlı silahların gömülüp demokratik siyasetin görüş menzilini tayin ve tarif ettiği bir Türkiye’nin hızına ve yükseliş hırsına muadil ve muhatap hiçbir ülkenin yetişemeyeceğini ifade eden Bahçeli, "Merhum düşünürümüz Ziya Gökalp’in ifadesiyle, ümitsizlik baykuşu hiçbir insanımızın gönlüne yuva yapamayacaktır. Bayram günlerinin mehabet, merhamet ve memnuniyet iklimiyle terörsüz Türkiye mefhumunun mehtabı, membaı, sosyal ve psikolojik mekanizması inşallah terekküp edecektir. Niyetimiz halis olduğundan nihai kısmetimiz de hayır olacaktır. Hiçbir tuzak, hiçbir kumpas, hiçbir komplo, hiçbir kumandalı tertip kararlılığımızı sekteye uğratamayacaktır. Elbette terörsüz Türkiye gaye ve gayretinden ürken, korkulu rüyalar gören iç ve dış mihraklar vardır ve bu mayası lekeli güruh son günlerde iyice ayyuka çıkmıştır. Barış, demokrasi ve kardeşlik azmimizi hazmedemeyen, bununla da kalmayıp tarihsel nitelikli gelişmeleri baltalamak ve budamak maksadıyla organize eylem halinde bulunanlar pisliğe konan sinekler gibi ortalığa üşüşmüşlerdir" dedi. "CUMHURİYET HALK PARTİSİ MAALESEF TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NE KARŞI ŞER VE ŞİDDET CEPHESİ AÇMIŞTIR" Terörsüz Türkiye amaç ve arzusunu bulandırmak, hatta belini kırmak için beşinci kol faaliyetinin dış bağlantılı şekilde devrede olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Nitekim Rusya ile Ukrayna arasında barış umutlarının yeşerdiği, Suriye Arap Cumhuriyeti’nde tecelli eden pozitif gündem ile siyasi istikrar özlemlerine etap etap erişildiği, aynı zamanda Türkiye’nin bölgesel ve küresel alanda sözü geçen, saygınlığı ve caydırıcılığı yükselen üst bir seviyeye geldiği bir dönemde hukuki bir mesele sokak ve boykot girdabına çekilmiş, iç asayiş ve huzur atmosferi zehirlenmek istenmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi maalesef Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı şer ve şiddet cephesi açmıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirası adeta yağma malına çevrilmiştir. Dış aleminde sade, iç aleminde zengin; aynı şekilde mütedeyyin, muhterem, milli ve manevi hassasiyetleri minare gibi dimdik yükselen her vatandaşımız ülkemize yapılan saldırı ve sabotajları görmüş, melanet oyunları okumuştur" ifadelerine yer verdi. "TÜRKİYE’Yİ SOKAKLARA SIKIŞTIRMAK VE NEFES ALAMAZ HALE GETİRMEK AMACIYLA DIŞARIDAN TAZYİKLİ FAŞİZAN BİR KALKIŞMA YAŞANMIŞTIR" Mesajında hukuki bir davayı çarpıtarak sandıkla kutuplaştırmanın aymazlıktan öte art niyetlilik olduğunu dile getiren Bahçeli, "İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde tuz kokmuş; yolsuzluk, rüşvet ve hırsızlık iddiaları şüyu vukuundan beter sözünü akıllara düşürmüştür. 19 Mart 2025 ile 23 Mart 2025 tarihleri arasında Türkiye’yi sokaklara sıkıştırmak ve nefes alamaz hale getirmek amacıyla dışarıdan tazyikli faşizan bir kalkışma yaşanmıştır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi; yan kesicilerin, yol kesenlerin, haram yiyenlerin, şehremini vazifesini cebini ve banka hesaplarını doldurmak suretiyle çiğneyenlerin eline ve siyasi emellerine hapsolmuştur. Bu skandal ve kanun dışı yolsuzluk bataklığının kurutulması, fail ve mücrimlerden hesap sorulması, hukuk devletinin ikamesi ve ihmali olamayacak bir sorumluluğudur. Türkiye Cumhuriyeti’nde üstün olan hukuktur" ifadelerini kullandı. "CHP GENEL BAŞKANI VE KAOS SEVER YANDAŞLARININ GÜNLERCE SARAÇHANE’DE TEPİŞMELERİ İLKESİZ VE İFFETSİZ BİR ZORBALIKTIR" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve yolsuzluk iddialarının merkezinde bulunan 50’ye yakın kişinin tutuklandığını hatırlatan Bahçeli, "Demokrasi ile hukuku çatıştırmak, ihanetle milli iradeyi örtmeye çalışmak, seçilmiş bahanesiyle çok ciddi suçlamaların odağında yer alan şahısları haksızca aklamaya ve arkalamaya çabalamak anarşiye ve asayişsizliğe kati hizmettir. Böylesi bir mesnet ve mezuniyet hiç kimseye verilmemiş, üstelik de verilemeyecektir. Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin seri şekilde ikmali yapılarak; kim suçlu, kim suçsuz tefrik ve temin edilmelidir. Hukuk herkese lazımdır. Hukuka karşı çıkmak, hukuk insanlarını aşağılamak, adalet terazisini tartışmaya açmak, devletin egemenlik haklarına, milletin varoluş haysiyetine örtülü operasyondur. Bu menfur operasyonun ezcümle muhassalası Türkiye’yi ateşe atmaktır. CHP Genel Başkanı ve kaos sever yandaşlarının günlerce Saraçhane’de tepişmeleri, yaygın ve yoğun kriz sarmalı oluşturarak toplumsal bünyeye teşmil gayretleri hiçbir demokratik ve medeni ülkede görülmemiş ilkesiz ve iffetsiz bir zorbalıktır" açıklamasında bulundu. Türkiye’de hak arayışlarının yolunun belli ve herkese açık olduğunu kaydeden Bahçeli, "Sözde de olsa demokrasi, hukuk ve özgürlük müdafaası yaptıklarını ileri süren, nefret ve öfkelerine rehin düşen, aynı zamanda sokaklara dökülerek devletin güvenlik güçlerine asit, taş, balta, molotof kokteyli, sapan, havai fişekle saldıran müfrit ve müfsit yığının esas derdi başkadır ve bu husus netleşmiştir. Şehzadebaşı Camii ile birlikte haziresine yapılan edepsiz muameleler, hakaret ve küfürlerle sağa sola sataşmalar, Saraçhane’de oynanan oyunların hangi amaçlara matuf olduğunun açık karinesi değilse acaba nedir? CHP Genel Başkanı’nın sokak daveti, boykot çağrısı, yıkın geçin mesajları kalabalığın gazına gelen bir siyasetçinin pespaye ve pejmürde halinden ziyade bilinçli, sistemli ve milletin sinir uçlarını zedeleyici anti demokratik kalkışma denemesi ve testidir. Bilhassa yerli ve milli firmalarla bazı medya kuruluşlarının boykot edilmesiyle ilgili telkin ve telaffuzu Özgür Özel’in zıvanadan çıktığının aleni işaretidir. CHP’nin başını çektiği karanlık protestolar demokratik nitelikten daha çok despotik, değersiz, dengesiz ve son derece tehdit içeriklidir" dedi. "CHP’NİN SORUNU YİNE CHP’DİR" Son dönemdeki protestolar ve eylemlerle Gezi Parkı olaylarında olduğu ve yaşandığı üzere Türkiye ekonomisinin hedef alındığını ifade eden Bahçeli, mesajına şöyle devam etti: "12 farklı örgüt CHP’nin kanatları altına sığınarak sokak aralarında zehir ve zillet saçmıştır. Maskeli şehir eşkıyaları sahneye çıkmıştır. Hırsızlık ve yolsuzluğun araştırılıp gerçeklerin gün yüzüne çıkarılmasına destek ve yardım gerekiyorken, düşmanca tavır ve tutumlar demokratik gösteri kamuflajıyla Türkiye’mizi meşgul etmiş, milletimizi endişelendirmiştir. Ülkemizin itibarı, demokrasi ve hukuk güvenliği hedef yapılmıştır. Üniversiteler karıştırılmak istenmiştir. Boykot ile işgalin aynı uçuruma açıldığı bilinen bir gerçektir. Kaldı ki merhum İsmet İnönü’nün 'Boykot da bir, işgal de bir' sözü milli hafızalardadır. CHP’nin gizil ve gizli hesabı iktidarı sokakla devirmek, 15 Temmuz’a benzer şekilde işgal girişimlerinin fitilini tutuşturmaktır. CHP’lilerin birbirini sattığı, birbirinin kuyusunu kazdığı, altı ok suretli itirafçıların parti içinde rakip gördüğü kimselerin kirli çamaşırlarını döktüğü biliniyorken, bir hukuki meseleyi saptırmak, asıl anlam dairesinden koparmak masum ve makul bir tercih olarak değerlendirilemeyecektir. Hiziplerin savaşından yolsuzluk damarının patladığı ortadadır. CHP’nin sorunu yine CHP’dir." CHP Genel Başkanı’nın yabancı ülkelere Türkiye’yi şikayet etmesi, ekonomi yönetimini kötülemesi, terk edilmişlik nevrozuyla İngiltere’den aman dileyecek karanlık bir çukura düşmesinin manda ve himaye anlayışının hala canlı bir hücre olarak varlığını gösterdiğini belirten Bahçeli, "Öyle ki testide olan ne varsa dışarı sızdırmıştır. Özgür Özel’in nasıl bir çürümüşlüğün pençesine düştüğü berrak olarak anlaşılmıştır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni kapsayan adli süreç turnusol kağıdı gibi CHP yönetiminin gerçek yüzünü, kemiksiz ve kifayetsiz duruşunu deşifre etmiştir. Aziz Atatürk’ün onurlu çizgisini karalayarak küresel emperyalizme bağlantı tüneli kazan, el avuç açan CHP zihniyeti tarihi ve siyasi miadını çok kötü bir sonla doldurmuştur. Mandacı CHP teklemiş, tökezlemiş, tükenmiş; dahası müflisliği, müsrifliği ve müstemleke siyaseti birbiri ardına teşekkül eden rezaletler seremonisinin ışıkları altında belgelenmiştir" ifadelerine yer verdi. "DEM EŞ GENEL BAŞKANI TUNCER BAKIRHAN’IN SAĞDUYU VE SOĞUKKANLI AÇIKLAMALARI DEĞERLİ VE TAKDİRE ŞAYANDIR" CHP’nin suyu bulandırma teşebbüslerinin başarısız kalmaya mahkum olup, yırtıklarını yamamaya yetmeyeceğini belirten Bahçeli, mesajına şöyle devam etti: "DEM Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın sağduyu ve soğukkanlı açıklamaları, 'Biz CHP’nin eylemci kitlesi değiliz' sözleri değerli ve takdire şayandır. Cumhur İttifakı, Türk ve Türkiye Yüzyılı ülküsüne sahip çıkacak; milli onuru, millet varlığını, istiklal ve istikbal vakarını sonuna kadar müdafaa edecektir. Şuurlu hürriyetperver, uyanık vatansever her vatandaşımız kaos tacirlerinin karşısındadır. Türk gençliğini sokağa dökmek için fırsat kollayanlara, Türk gençliğinin arkasına saklanıp ülkemiz ve milletimiz üzerinde ucuz ve uçuk hesap yapanlara elbette fırsat verilmeyecek, buna en başta geleceğimizin güvenceleri göz yummayacaktır. CHP’nin mandacı azınlığın fiili kayyumuyla daha fazla yol alması mümkün değildir."

Altun: Türkiye'yi itibarsızlaştırmaya yönelik yayınlar savunulamaz Haber

Altun: Türkiye'yi itibarsızlaştırmaya yönelik yayınlar savunulamaz

İletişim Başkanı Altun sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Halkı kin ve düşmanlığa sevk etmeyi, kamu düzenini bozmayı, bireysel hak ve özgürlükleri baskı altına almayı hedefleyen yayınlar karşısında kamu otoritesinin takınması gereken tavır bellidir. Anayasa’nın ve yasaların ortaya koyduğu çerçevede RTÜK bir düzenleyici ve denetleyici kuruluş olarak görevini yapmak mecburiyetindedir. Medya kurum ve kuruluşlarına düşen sorumlu, ilkeli, ahlaki ve hakikat temelli yayıncılık yapmaktır. Eğer demokratik toplum düzenini muhafaza etmek, basın özgürlüğünü teminat altına almak istiyorsak öncelikle yapılması gereken budur" ifadelerini kullandı. Türkiye’yi itibarsızlaştırmaya, vandalizmi özendirmeye ve şiddet tırmandırmaya yönelik yayınların kabul edilemez olduğunu belirten Altun, "Türkiye’yi itibarsızlaştırmaya, vandalizmi özendirmeye, şiddeti tırmandırmaya, terör örgütlerine zemin kazandırmaya ve yargı kurumlarını yıpratmaya yönelik yayınlar hiçbir surette savunulamaz. RTÜK’ün uyguladığı tedbirlere yönelik ağır eleştiriler yönelten kesimlere, öncelikle kendi ideolojilerine yakın eksende yayın yapan medya kuruluşlarında Sayın Cumhurbaşkanımıza ve hükümetimize karşı mütemadiyen dile getirilen ağır iftira, hakaret ve ithamları görmezden gelen tutumlarını terk etmeleri çağrısında bulunuyoruz" açıklamasında bulundu. Basın özgürlüğü adı altında kışkırtma, hakaret ve iftira edilerek yapılan yayınların son bulması gerektiğini vurgulayan Altun, "Basın özgürlüğü kisvesi altında son günlerde gördüğümüz kışkırtmaların, hakaretlerin, iftiraların, kişisel haklara tecavüz eden yayınların son bulması gerektiğinin ısrarla altını çiziyoruz. Bu çerçevede yayıncılarımıza bir kez daha sorumluluk bilinciyle hareket etmeleri, yayınlarında hakarete, iftiraya ve kişilik haklarına zarar veren eylemlere ve söylemlere yer vermemeleri gerektiğini önemle hatırlatıyoruz. Bizler, Milletimizin haklarını korumak için, büyük ve güçlü Türkiye için gece gündüz demeden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çalışmaya devam edeceğiz" dedi.

Erdoğan: Toplumsal gerilimleri ülkemize taşımak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz Haber

Erdoğan: Toplumsal gerilimleri ülkemize taşımak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz

Farklılıkları çatışma ve kutuplaşma vesilesi değil beşeri zenginlik kaynağı gören geleneğimize daha sıkı sarılmamız gerekiyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen iftarda, dini azınlık temsilcileri ile bir araya geldi. İftara, Türkiye'ye ziyarette bulunan Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud da katıldı. Somali Cumhurbaşkanı Mahmud'u Türkiye'de misafir etmenin bahtiyarlığını yaşadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aynı şekilde böyle mübarek bir günde iftar soframızı ülkemizdeki cemaat vakıflarının temsilcileriyle paylaşmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Davetimize icabet ederek iftar soframızı şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sizlerin vasıtasıyla temsil ettiğiniz cemaatlerin bütün mensuplarına selam ve sevgilerimi gönderiyorum" dedi. Türkiye'nin çok farklı inanç kültür ve kimlikleri asırlardır bir arada barış içinde yaşatma tecrübesine sahip olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul'dan Mardin ve Hatay'a kadar birçok ilimizde ezan, hazan ve çan yüzyıllar boyu bir arada var oldu. Camiler kiliseler sinagoglar asırlardır aynı sokağı, aynı caddeyi paylaştı. Aynı vatan toprakların üzerinde aynı gök kubbe altında Müslümanlar Hristiyanlar Museviler yan yana yaşadı. Yüzyılların birimi olan bu eşsiz tecrübeye çok değer veriyoruz. "ifadelerini kullandı. Nefret söylemlerinin arttığı kültürel ırkçılığın ve fanatizmin tüm dünyada tırmandığı bir dönemde bu vasfı korumaya güçlendirmeye daha fazla ihtiyaç olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Farklılıkları çatışma ve kutuplaşma vesilesi değil beşeri zenginlik kaynağı gören geleneğimize daha sıkı sarılmamız gerekiyor. Dolayısıyla hemen her sene tekrarladığımız şu birlikteliğimizin çok kıymetli olduğuna inanıyorum" açıklamasını yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23 yılına giren iktidarlar boyunca tüm vatandaşların inanç özgürlüğünü genişletmeye çalıştıklarını belirterek, "Hangi kökene, inanca cemaate mensup olursa olsun 85 milyonun her bir ferdinin kendini eşit hissetmesi için mücadele ettik. Bilhassa gayrimüslim kardeşlerimizin bir ruhi tedirginlik içinde olmaması için azami gayret gösterdik. İnşallah bu şekilde yola devam edeceğiz. Bölgede nükseden toplumsal gerilimleri ülkemize taşıma niyetinde olanlar, bunun için her yolu deneyenlere fırsat vermeyeceğiz" dedi. Yakın geçmişte büyük acılar yaşayan Somali halkının ekonomik kalkınmasına, huzuruna büyük önem verdiklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Somali'nin ülkemizin de desteğiyle elde ettiğini kazanımları koruyarak toplumsal barış ve istikrarını güçlendirmesini temenni ediyoruz. Terörün her türlüsünden çok çekmiş bedel ödemiş bir ülke olarak Somali halkının yanındayız. Türkiye olarak Somali'nin birliği dirliği için bölgesinde bir istikrar kaynağı olması için gerekli katkıyı sunmaya devam edeceğiz. Davetimize icabetle iftar soframızı teşrif ettiğiniz için her birinize teşekkür ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanının şahsında Tüm Somali halkını selamlıyorum. Ramazan Bayramı'nızı şimdiden tebrik diyorum" dedi.

Sarıbal: “Türkiye hukuksuzluğun bedelini ağır ödüyor” Haber

Sarıbal: “Türkiye hukuksuzluğun bedelini ağır ödüyor”

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin denetimi sonrası turizm işletme belgesi iptal edilen ve tahsis süresi sona erdiği için kapatılan Kervansaray Otel’de çıkan yangında hayatını kaybeden Türkiye Kayak ve Snowboard Öğretmenleri Derneği Başkanı Yahya Usta ve Dünya Alp Disiplini Şampiyonu Berkin Usta’nın ailesine baş sağlığı ve sabır dileyen Sarıbal, “Bu yangın, denetimlerin ve Uludağ’daki yetki paylaşımının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde 78 kişinin yaşamını yitirdiği Grand Kartal Otel ile ilgili çıkan gözaltı ve tutuklama kararları, yangına dair İstanbul Teknik Üniversitesi’nden uzmanların hazırladığı bilirkişi heyeti raporunun Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulmasının ardından geldi. Aynı raporda otelin denetimini özensiz ve eksik yapan Kültür ve Turizm Bakanlığı, Bolu İl Özel İdaresi ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile yangın önlemi açısından eksiklikleri tespit edip gereğini yapmayan Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü yetkililerinin birinci derecede etkili olduğu belirtildi. 78 canımızı kaybettiğimiz Bolu Kartalkaya yangınında sorumluluğu bilirkişi raporlarıyla da kesinleşen Kültür ve Turizm Bakanlığı aynı sorumsuzluğun başka bir yerde, başka bir faciaya yol açmasını mı bekliyor?” diye sordu. “İNSANCA YAŞAM HAKKINI GASP ETTİNİZ, YATACAK YERİNİZ YOK” İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın açıklamalarına göre son yapılan eylemler sonrası bin 879 kişinin gözaltına alındığını, bunların 260’ının tutuklandığını hatırlatan Sarıbal, Türkiye’nin bir açık hava hapishanesine dönüştüğünü vurguladı, cezaevlerindeki yaşam koşullarının insanlık dışı bir hal aldığını belirtti. Bursa E Tipi Cezaevi, Marmara Ceza ve İnfaz Kurumu ile Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde yaptığı ziyaretlerde gündeme gelen koşulları anlatan Sarıbal, “Mahkumlar vardiyalı uyumak zorunda kalıyor. Ranzalar yetersiz, birçok mahkum yer yatağında kalıyor. Tuvalet sırası saatler sürüyor. Kadın mahpuslar hijyen malzemelerine ulaşamıyor. Türkiye’deki cezaevlerinin kapasitesi 299 bin kişi olmasına rağmen 384 bin kişi tutuluyor. Yani kapasitenin %28 üzerinde mahpus var. 84 bin kişi, insanlık dışı koşullarda yaşıyor. İçeride de dışarıda da insanca yaşam hakkını gasp ettiniz, yatacak yeriniz yok! Bu ülkenin cezaevlerine sığdırmaya çalıştığınız halk korkmayacak” diyerek mücadele çağrısı yaptı. TÜRKİYE ADALETSİZLİK GÖÇÜĞÜNDE KALDI Milletvekili Orhan Sarıbal, Bartın Ağır Ceza Mahkemesi’nin 43 madencinin hayatını kaybettiği Amasra maden faciasına ilişkin kararıyla ilgili yaptığı açıklamada ise; “Adaleti ara ki bulasın... Mahkeme heyeti bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak suçundan Müessese Müdürüne 17 yıl, İşletme Müdürü ve Başmühendisine 16 yıl 6’şar ay, iş güvenliği ve eğitim başmühendisine 15 yıl hapis cezası verdi. Tutuksuz yargılanan 16 sanık, aynı suçtan 3 yıl ila 9 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezası aldı. Ölen işçilerin aileleri, sanıkların olası kast ile cezalandırılmasını talep ediyordu. Dün nasıl Madımak katliamcılarını serbest bıraktılarsa, Amasra maden faciası davasında da adalet çıkmadı. Saray iktidarı Türkiye’yi adaletsizliğin göçüğü altında bıraktı” ifadelerini kullandı.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
Söz Bursa En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.