SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mudanya Üniversitesi

Söz Bursa - Mudanya Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mudanya Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BTÜ Konuşmaları’nın Konuğu Gıyasettin Bingöl Oldu Haber

BTÜ Konuşmaları’nın Konuğu Gıyasettin Bingöl Oldu

BTÜ Konuşmaları’nın 4’ncü sezon 34’ncü bölüm konuğu Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl oldu. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof.  Dr. Beyhan Bayhan, Prof. Dr. Sinan Uyanık ve Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. “Kendi Geleceğini Şekillendir: Hayaller, Hedefler ve Azim” başlıklı konuşmasını yapan Gıyasettin Bingöl, ekonomik ve sosyal olanaksızlar içerisinde eğitim hayatını tamamladıktan sonra adım adım kariyerini nasıl gerçekleştirdiğini anlattı. Çok çalışarak ve bedeller ödeyerek, 1980 yılında Bursa’nın ilk kültür eğitim kitapevi BKM’yi açtıklarını ifade eden Gıyasettin Bingöl, “Onca zorluğun üstesinden gelerek açtığımız bu kitapevinden sonra bir adım daha atarak, Bursa Kitapçılar Çarşısı’nı kurduk. 13 farklı kitapçının yer aldığı bu merkez, üniversitelilerin en çok tercih ettiği nokta oldu. Üzerine kitap toptancılığını eklediğimiz bu kariyer yolculuğumuz; dershaneler, kolejler ve bugün son olarak Mudanya Üniversitesinin kuruluşu ile devam etti” diye konuştu. “Üniversite Kurmak İçin 18 Yıl Kendimi Yetiştirdim” Bugün BKM’nin 3 bine yakın çalışanıyla günlük 100 binin üzerinde kitap satışı gerçekleştirdiğini anlatan Gıyasettin Bingöl, okullarının ise Türkiye’de ilk 250 içerisinde yer aldığını ifade etti.  Mudanya Üniversitesinin kuruluş sürecinden de bahseden Gıyasettin Bingöl, “Üniversite kurmak için kendimi 18 yıl yetiştirdim, dünya üniversitelerini gezdim. Tüm bunların sonucunda 3’ncü yılını geride bıraktığımız Mudanya Üniversitesini kurduk. Bugün çok iyi bir üniversite kurarak, Bursa’ya güzel bir hizmet kazandırdığımıza inanıyorum. Dolayısıyla doğduğu ve doyduğu şehrin her zaman kıymetini bilen biri olarak çok gururluyum” dedi. “Çok Çalışın, İyi Bir İş İnsanı Olun” Başarıya giden yolda çile çektiğini ancak hiçbir zaman pişman olmadığını vurgulayan Gıyasettin Bingöl, öğrencilere “çok çalışın” tavsiyesinde bulundu. Bursa Teknik Üniversitesinin çok önemli başarılara imza attığını ve burada okuyan öğrencilerin çok şanslı olduğunu belirten Bingöl, “BTÜ mezunları; yabancı dil bilen, okuyan, zeki, dünya ile rekabet edebilen iş insanı olmalılar. Çünkü çağın mesleği bu. Bursa şu an 17 milyar dolar ihracat yapıyor, üniversitenizin sanayi ile çok sıkı iş birlikleri söz konusu. Sizlerin bu sistemi çok iyi anlayıp başarılı iş insanları olmanız şart” ifadelerini kullandı. Ticarette Başarının Sırları Öğrencilerle, ticarette başarılı olmanın sırlarını paylaşan Gıyasettin Bingöl, “İlk olarak ailemizin, köylümüzün, komşumuzun, ülkemizin kıymetini bileceğiz.  Sistemde yürüyeceğiz ve yanlış yapmayacağız. Ticarette güven çok önemlidir. Ben bu yolculukta vefayı, sözünde durmayı ve güveni hiçbir zaman bırakmadım. Çünkü ticari itibar konusunda, güven bir numaradır. Bu nedenle işinizi güzel yapacaksınız, sözünüzde duracaksınız, özgüvenli olacaksınız ve inanacaksınız. ‘Ben kimim, ben neredeyim ve nereye gidiyorum, gerçekten başarılı ve insanlara faydalı mıyım’ sorularını kendinize hep soracaksınız. Ve her zaman aklınızın hâkim olduğu mütevazi bir hayat sürdüreceksiniz. O zaman başarı hep sizinle olur” dedi. BTÜ Öğrencilerine BKM’den İndirim… Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl, konuşmalarının ardından öğrencilerden gelen soruları yanıtladı. Bingöl, programda BTÜ öğrencilerine BKM Kafe ve kitapevlerinde indirim uygulanacağının da müjdesini verdi. Program, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın, Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl’e plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

Ekonomik sıkıntılar psikolojimizi nasıl etkiliyor? Haber

Ekonomik sıkıntılar psikolojimizi nasıl etkiliyor?

Ekonomik sebeplerden kaynaklanan stres ve çeşitli rahatsızlıkların herkes tarafından bilindiğini belirten Mudanya Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Kahraman Güler, ancak bilinen şikayetlerin yanı sıra ilginç ve yeni sorunlar olarak ortaya çıkan bazı hastalıkların da olduğunu söyledi. Ekonomik endişeler insan psikolojisinde önemli rol oynuyor. Maddi zorluklar beraberinde stres, gelecek endişesi ve anksiyeteyi getirirken, fiziksel anlamda yorgunluk, baş ağrısı gibi rahatsızlıklar da ciddi etkiler görülebiliyor. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Mudanya Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Kahraman Güler, "Ekonomik zorluklarla birlikte gelen stres, genellikle basit bir endişeden daha fazlasıdır. Bu tür bir stres, uzun süre devam ettiğinde psikolojik sağlığımız üzerinde ciddi etkiler oluşturur. Maddi sorunlar yaşadığımızda, çoğumuz farkında olmadan depresyon, anksiyete ve sürekli yorgunluk gibi durumlarla karşı karşıya kalabiliriz. Ekonomik sorunların sebep olduğu endişeler, uyku bozukluklarını ve dikkat eksikliklerini beraberinde getirir. Zaman içinde basit günlük işleri bile yapamaz hale geliriz. Yetersizlik duygusu, endişelerimizi daha da büyütür ve geleceğe dair karamsar düşünceler üretmeye başlarız. Ekonomi, sosyal hayatımızı ve arkadaşlıklarımızı da belirler. Ekonomik durumlarımız, farkında olmadığımız bir şekilde sosyal ilişkilerimizi de yönlendirir. Maddi durumumuz iyi olmadığında, dışarı çıkıp sosyalleşmeye daha az istekli oluruz. Arkadaşlarımızla yapılan buluşmalardan kaçınır, evde kalmayı tercih ederiz. Bu durum sosyal izolasyonu tetikler, yalnızlık hissimizi artırır ve zamanla kendimizi dışlanmış ya da unutulmuş hissetmeye başlarız. Ayrıca toplumdaki ekonomik farklılıklar da sosyal hayatımıza da zarar verebildiğini görmekteyiz. Kendimizi başkalarıyla kıyaslayarak mutsuzluk yaşar, bu da özgüvenimizi zedeler ve kendimize olan saygımızı azaltır. Böylece maddi durumumuz psikolojik sağlığımızı ciddi anlamda etkileyerek bir kısır döngü oluşturmaktadır" şeklinde konuştu. "EKONOMİK SIKINTILARLA BAŞ EDEBİLMEK İÇİN NE YAPILABİLİR?" Psikolojik olarak ekonomik sorunlarla başa çıkmanın püf noktalarını anlatan Dr. Güler, "İlk adım olarak, ekonomik sıkıntılarımızı kişisel bir başarısızlık olarak görmemek gerekiyor. Maddi sorunlar yaşamamız, bizlerin yetersiz ya da başarısız olduğu anlamına gelmez. Bu noktada yapılması gereken ilk şey, kendimizi suçlamayı bırakmak ve maddi zorlukların herkesin başına gelebileceğini kabullenmektir. Ekonomik durumun düzelmesi zaman alabilir; bu sebeple sabırlı olmak, süreci adım adım yönetmek ve kendimize karşı anlayışlı olmak psikolojik sağlığımız açısından kritik bir öneme sahiptir. Ekonomik sıkıntılarla mücadelede bir başka önemli nokta ise sosyal destek mekanizmalarımızı canlı tutmaktır. Maddi zorluklar yaşayan birçok kişi, genellikle içinde bulunduğu durumu paylaşmaktan çekinir ve kendini yalnızlaştırabilir. Ancak ekonomik sıkıntılarımızı ailemizle, yakın dostlarımızla veya güvendiğimiz kişilerle açıkça konuşmak hem üzerimizdeki psikolojik yükü azaltır hem de bize farklı bakış açıları sunabilir. Böylelikle kendimizi yalnız hissetmek yerine destek gördüğümüzü fark ederiz ve güç kazanırız. Ayrıca ekonomik problemlerle başa çıkmada bütçe planlaması yapmak da oldukça etkili bir yöntemdir. Düzenli bir bütçe yaparak gelir ve giderlerimizi takip edebiliriz. Bu planlama sayesinde mali durumumuz üzerinde kontrol sağlarız ve geleceğe yönelik daha gerçekçi hedefler belirleyebiliriz. Bütçe yapmak, ekonomik belirsizliğin oluşturduğu endişeyi azaltmanın yanı sıra psikolojik olarak bize güven duygusu da verir. Son olarak, ekonomik sıkıntıların üzerimizdeki psikolojik etkileri ciddi boyutlara ulaştığında profesyonel destek almaktan çekinmemeliyiz. Psikolojik destek almak çoğu zaman göz ardı edilir veya ertelenir ancak psikolojik sağlık en az maddi sağlık kadar önemlidir. Bir uzmanla konuşmak, stres yönetimi tekniklerini öğrenmek ve durumu daha doğru perspektiften görmek açısından faydalı olabilir. Unutulmamalıdır ki ekonomik stres, kişisel bir yenilgi değil, hayatın doğal süreçlerinden biridir ve bu konuda profesyonel destek almak gücümüzü gösterir" dedi.

Fahrettin Gülener Mudanya Üniversitesi’nde öğrencilere tecrübelerini aktardı Haber

Fahrettin Gülener Mudanya Üniversitesi’nde öğrencilere tecrübelerini aktardı

Mudanya Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğin açılış konuşmasını yapan Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Karip, Bursa’nın insan hazinelerini öğrencilerle buluşturduklarını belirterek, “Tecrübe parayla satın alınamaz. Bu tecrübelerin aktarımını yapmak için bu etkinliği düzenliyoruz. Etkinlikte duyacağı bir söz öğrencimiz için bir kıvılcım olabilir” dedi. Mudanya Üniversitesi Genel Sekreteri Ali Mollasalih’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşiye hayat hikayesini anlatarak başlayan Fahrettin Gülener, “Bugüne kadar kafamı kaldırmadan çalıştım. Öğrenciyken gündüz çalıştım, gece okudum. Babam bana önce vatan demeyi öğretti. İyi ki onu öğrenmişim. Bugüne kadar sigortasız işçi çalıştırmadım. Faturasız mal satmadım. Bunu devletim için yaptım. Devlet varsa millet huzurludur” diye konuştu. Gülener, öğrencilere şu tavsiyelerde bulundu: “Mutlaka sorun. Bilmek iyidir ama yapabilmek esastır. Üretimin içinde olmak çok önemli. Bunun için de kendinizi iyi yetiştirin. Bileği iş yapana kalbi ve beyni itaat eder. Sebat edin ve yapacağınıza inanın. Gayret edin. Hep deneyin. Vizyonunuzu yakalamak için çok çalışın.” Öğrencilerin sorularını da samimiyetle yanıtlayan Gülener’e etkinliğin sonunda, Rektör Prof. Dr. Emin Karip, Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. A. Saim Kılavuz ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nimetullah Burnak tarafından günün anısına isminin yazılı olduğu bir tablo hediye edildi.

Göbeklitepe'den Myrleia'ya konferansı gerçekleştirildi Haber

Göbeklitepe'den Myrleia'ya konferansı gerçekleştirildi

Konferansın açılışında konuşan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Myrleia antik kentindeki kazıların yeniden başlamasına önem verdiklerini, mutlaka gün yüzüne çıkarılması gerektiğini söyledi. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, kültürel mirasa yönelik birçok çalışma yürüttüklerini, Myrleia antik kentindeki kazıların yeniden başlamasına önem verdiklerini belirterek, "Bununla ilgili imar planı değişikliği, kamulaştırma gibi girişimlerimiz var" dedi. "1. Mudanya Kültürel Miras Konferansı: Göbeklitepe'den Myrleia'ya" Mudanya Belediyesi ile Mudanya Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi, Mudanya Kent Konseyi işbirliğinde Mudanya Üniversitesi'nde gerçekleştirildi. Konferansa, Mudanya Kaymakamı Ayhan Terzi, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Karip, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, Mudanya Kent Konseyi Başkanı Ozan Kozan, bilim insanları, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, ilki düzenlenen konferansın önemini vurgulayarak, Mudanya'nın bilinen tarihinin 2 bin 800 yıl öncesine dayanan bir liman kenti olduğunu, henüz çok küçük bir alanının gün yüzüne çıkarıldığını ifade etti. Kenti anlamak için tarihine, kültürel mirasına bakmak gerektiğini vurgulayan Başkan Dalgıç, şöyle konuştu: "Biz Mudanya Belediyesi olarak kültürel mirasımıza sahip çıkılması konusunu dert ediyoruz. Kültürel mirasımızı günümüze kazandırmak için birçok çalışmalarımız var. Özellikle bu antik kentteki kazıların yeniden başlaması bizim için çok önemli. Mutlaka açığa çıkarılmalı. Bununla ilgili imar planı değişikliği, kamulaştırma gibi girişimlerimiz var. Birçok kültür buradan geçiyor, izler bırakıyor. Mudanya olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile de işbirliği protokolü yaptık, Dereköy'deki kilisenin restorasyonuna başlamak üzereyiz. Uğur Mumcu Kültür Merkezi'ni tekrar hizmete sokacağız. Mudanya'nın her yeri, taşı, toprağı tarih... Tarihi kültürel mirasımızın yanında, somut olmayan kültürel mirasımız zeytin, üzüm de bizim için çok önemli. Bu konuda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz." Mudanya Üniversitesi öğretim üyeleri ve öğrencilerinin hazırladığı serginin de açıldığı konferansta, bilim insanları Göbeklitepe'nin ritüel dünyasından İznik'in dini merkez konumuna, Myrleia'nın kültürel hazinelerine kadar uzanan ve insanlık tarihine ışık tutan paylaşımlarda bulundular.

Baran Çelik Mudanya Üniversitesi öğrencileri ile buluştu Haber

Baran Çelik Mudanya Üniversitesi öğrencileri ile buluştu

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl, Baran Çelik’in iş yaşamına çok erken yaşta başlayan genç bir girişimci olduğunu belirterek, “Baran Çelik’e etkinliğimize katıldığı için teşekkür ediyorum. Öğrencilerimizin Baran beyden öğreneceği çok şey olduğuna inanıyorum. Biz sanayi ile iş birliği içinde yol yürümek istiyoruz. Bugüne kadar da bu konuda çok önemli firmalarla protokoller yaptık, bunları daha da geliştireceğiz. Baran bey, aslında aile şirketlerinde yaşanan 2. kuşağın işe nasıl dahil olması konusunda çok güzel bir örnek. Bir çok firmada 2. Kuşak babası ile çalışmak istemiyor ve işletmeler sıkıntı yaşıyor. Ancak Baran Çelik, daha 18 yaşında katıldığı şirkette daha sonra işin başına da geçerek çıtayı çok yükseğe taşıdı. Bunun en önemli nedenlerinden biri de babası Faik Çelik’in ona güvenmesi ve sorumluluk vermesiydi. Kendisini tebrik ediyorum” diye konuştu. BABAMI HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMADIM Mudanya Üniversitesi Genel Sekreteri Ali Mollasalih’in moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide konuşan Baran Çelik de, çocuk yaşlarından itibaren babası ile birlikte iş yerine gitmeye başladığını kaydederek, “Süreçlerin hep içinde oldum. Bu benim için büyük bir şanstı. 18 yaşıma geldiğimde babam bana imza yetkisi verdi. Bu çok büyük sorumluluk ve aynı zamanda babamın bana olan güveninin göstergesiydi. Onu hayal kırıklığına uğratmamış olmaktan dolayı gururluyum” dedi. Beyçelik Holding’in başarı hikayesini de anlatan Çelik, “Bursa’nın otomotiv endüstrisinin başkenti olması bizim için çok önemliydi. Biz kısa sürede en önemli yedek parça üreticisi olduk. Bunda TOFAŞ’ın ticari aracı Doblo’nun büyük payı var. Doblo’nun yüzde 15’ini biz yapıyorduk. Biz Türkiye’ye güvendik. Şirketimizin kırılma noktası ise 2007 yılında global tedarikçi Gestamp ile yaptığımız yüzde 50 ortaklık oldu. Böyle bir ortaklığa ihtiyacımız yoktu ama vizyonunuz genişti. Gestamp ile global pazara açıldık. Teknolojimiz çok gelişti. Türkiye sınırlarını aştık. Romanya’da da fabrikamız var. Bu noktaya gelmemizde ortaklığın büyük payı var” ifadelerini kullandı. ÜNİVERSİTEYİ YAŞAYIN Baran Çelik, öğrencilere de şu tavsiyelerde bulundu: “Üniversite problem çözme yeteneği sağlıyor. Bu yetenek iş hayatında sorunlara yaklaşımı geliştiriyor. Sizlere en önemli tavsiyem üniversiteyi yaşayın. Üniversitede geçirilen zaman çok önemli. Önünüzde uzun bir hayat var. Karşınıza çıkacak engelleri aşacak birikime üniversitede sahip olacaksınız. Öğrenciliğinizi yaşayın. Sürekli arayış içinde, meraklı ve sabırlı olun. Diyalog çok önemli. Şans da önemli ama o şans geldiğinde ona hazır olmak gerekli. Bu hazırlık da üniversite eğitimi ile olur. Network kısmı çok önemli. STK’larda yer alın. Problemler karşısında yılmayın. Şirketimizde staj ve kariyer imkanlarımız var. Mudanya Üniversitesi öğrencilerinin bu imkanlardan yararlanması için elimizde gelen desteği vereceğiz. Ortak bir platform oluşturabiliriz. Mudanya Üniversitesine özel bir kontenjan ayırabiliriz. Çünkü Gıyasettin bey bu üniversiteyi kurarak büyük bir cesaret örneği gösterdi. Kendisini tebrik ediyorum. Biz de destek olmak zorundayız.”

Ramazan ayında nasıl beslenilmeli Haber

Ramazan ayında nasıl beslenilmeli

Mudanya Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı , Ramazan ayında sağlıklı ve dengeli beslenmenin ipuçlarını paylaştı. Ramazan ayında beslenme düzeni değiştiği için vücudun enerji ihtiyacını doğru besinlerle karşılamanın önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Nazlı Batar, uzun süren açlık, azalan öğün sayısı ve hareketsizlik, metabolizmayı etkileyerek sağlık sorunlarına, kilo artışına ve halsizlik, yorgunluk, baş ağrısı, mide rahatsızlıkları gibi olumsuz etkilere sebep olabileceğini söyledi. Batar, oruç sürecini sağlıklı geçirmek için öğün planlamasına özen göstermek ve besin seçimlerini bilinçli yapmak gerektiğini belirtti. 'MUTLAKA SAHURA KALKIN' Oruç sürecini sağlıklı bir şekilde geçirebilmek için mutlaka sahur yapılması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Nazlı Batar, "Sahura kalkmadan oruç tutmak gün içinde daha çabuk yorulmanıza ve kan şekerinizin hızlı düşmesine neden olabilir" dedi. Sahurda tüketilmesi önerilen besinleri sıralayan Batar, "Tam buğday ekmeği, yulaf, bulgur gibi lifli besinler uzun süre tok kalmanızı sağlar. Yumurta, süt, yoğurt ve peynir gibi protein içeriği yüksek besinler tokluk süresini uzatmaya ve kas kaybını önlemeye yardımcı olur. Ceviz, badem, fındık gibi yağlı tohumlar, uzun süreli tokluk sağlar ve içerdiği sağlıklı yağ asitleri sayesinde enerji dengesine katkıda bulunur. Gün içinde susuzluğu önlemek için sahurda en az 2-3 bardak su içilmelidir. Vitamin, mineral ve lif içeriği sayesinde sindirimi destekler ve bağırsak sağlığını korumaya yardımcı olur" diye konuştu. Sahurda kaçınılması gerekenleri sıralayan Mudanya Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nazlı Batar, "Aşırı tuzlu yiyecekler gün içinde daha fazla susuzluk hissine neden olur. Şeker içeriği yüksek besinler kan şekerini hızla yükseltip düşmesine sebep olabilir. Kızartmalar ve yağlı yiyecekler sindirim sistemini zorlayarak mide problemlerine yol açabilir" ifadelerini kullandı. 'İFTARA DENGELİ VE YAVAŞ BAŞLAYIN' Uzun süren açlığın ardından mideyi yormamak için iftara hafif ve sindirimi kolay besinlerle başlamanın önemli olduğunu söyleyen Doç. Dr. Nazlı Batar, iftarda sağlıklı beslenme önerilerini şöyle sıraladı: "İftarı hurma ve su ile açın. Hurma gün boyu düşen kan şekerinin dengeli şekilde yükselmesine yardımcı olur. İçerdiği karbonhidrat ile enerji sağlarken, lif açısından zengin olması sindirimi destekler. Ayrıca potasyum ve magnezyum içeriğiyle kas fonksiyonlarını korumaya ve vücudun sıvı dengesine katkı sağlamaya yardımcı olur. Çorba ile devam edin. Mercimek, sebze veya tarhana çorbası mideyi rahatlatır. Ana öğünde dengeli bir tabak oluşturun. Tavuk, balık, kırmızı et veya kuru baklagiller gibi proteini yüksek yiyecekler tüketin. Salata veya haşlanmış sebzelerle lif alımınızı artırın. Tatlı tercihinizi meyve tatlıları, sütlü tatlılar gibi hafif seçeneklerden yana kullanın. Ancak tatlı tüketimini haftada birkaç kez ile sınırlandırmaya özen gösterin. Tek bir besin grubuna ağırlık vermek yerine, tüm besin gruplarını içeren dengeli bir öğün oluşturmaya özen gösterin." İftarda kaçınılması gerekenleri sıralayan Batar, "Aşırı yağlı, kızartılmış ve ağır yemekler mideyi yorarak sindirim sürecini zorlaştırabilir, şişkinlik ve hazımsızlığa neden olabilir. Ayrıca gereğinden fazla kalori alımına yol açarak kilo kontrolünü güçleştirebilir. Hızlı yemek hem hazmı zorlaştırır hem de kontrolsüz yemeye neden olur. Öğünlerinizi olabildiğince yavaş tüketin. Aşırı şekerli tatlılar kan şekerini hızla yükselterek dengesiz enerji dalgalanmalarına yol açar" dedi. İFTAR SONRASI ARA ÖĞÜNLERE DİKKAT Mudanya Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nazlı Batar, iftar ile sahur arasında geçen süreyi iyi değerlendirmek, metabolizmayı desteklemek ve ani kan şekeri dalgalanmalarını önlemek için önemli olduğunu söyledi. İftar sonrası sağlıklı ara öğün önerilerini sıralayan Batar, "Taze veya kuru meyveler, süt veya yoğurt gibi atıştırmalıklar, kuruyemişler, tam tahıllı atıştırmalıklar ve sütlü tatlılar tüketilmeli" şeklinde konuştu. Gün boyu susuz kalınacağı için, iftar ile sahur arasında en az 1,5-2 litre su tüketilmesi gerektiğini söyleyen Batar, "Sıvı tüketimini artırmak için ayran, taze sıkılmış meyve suları, çorba, komposto gibi içecekler tercih edilebilir. Çay ve kahve tüketimi sınırlandırılmalı. Aşırı tüketildiğinde vücuttan su atımını artırarak susuzluk hissine neden olabilir. Özellikle kafein içeriği yüksek içeceklerin iftar sonrası aşırı tüketimi, uyku düzenini de olumsuz etkileyebilir" ifadelerini kullandı. Mudanya Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nazlı Batar, Ramazan ayında yapılacakları şöyle sıraladı: "Ramazan boyunca hafif tempolu yürüyüşler yapmak sindirimi destekler ve enerji seviyenizi dengede tutar. Özellikle iftardan 1-2 saat sonra yapılacak 30 dakikalık hafif egzersizler metabolizmanın düzenli çalışmasına yardımcı olur. Pek çok kişinin kilo artışıyla tamamladığı Ramazan ayını enerjinizi düşürmeden, sağlığınızı koruyarak ve kilonuzu dengeleyerek geçirmek için mutlaka sahura kalkın, iftarda yavaş tüketmeye özen gösterin ve porsiyon kontrolüne dikkat edin, dengeli ve çeşitli beslenmeye özen gösterin, ara öğünlerle metabolizmanızı destekleyin, gün içinde yeterli su tüketin, hafif egzersizlerle metabolizmayı hızlandırın."

Mudanya Üniversitesi sektöre ilk adım töreni ile uğurlandı Haber

Mudanya Üniversitesi sektöre ilk adım töreni ile uğurlandı

Bursa’nın tek vakıf üniversitesi olan Mudanya Üniversitesi, Meslek Yüksekokulu’nda öğrencilerin tam donanımlı olarak sektöre hazırlanmaları için, 3 dönem okulda teorik ve uygulamalı ders, son 1 dönem de işletmelerde uygulamalı eğitim verilen model olan 3+1 eğitim modelini uyguluyor. Bu çerçevede, 3 dönem teorik eğitimlerini tamamlayan anestezi, ilk ve acil yardım, fizyoterapi ve tıbbi görüntüleme teknikleri programları öğrencileri, son dönemlerini Bursa Şehir Hastanesi, Mudanya Devlet Hastanesi, Bursa İl Ambulans Başhekimliği, İlker Çelikcan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi'nde uygulamalı eğitim alarak tamamlamak için düzenlenen törenle görev yerlerine uğurlandı. Törenin açılışında konuşan Meslek Yüksekokulu Müdürü Öğr. Gör. Esin Baylançiçek, öğrencilerin kariyerlerinde önemli bir aşamaya adım atacaklarını belirterek, "Üniversitemizden edindiğiniz teorik ve pratik bilgilerinizi, sektörde uzman kişilerin denetiminde yapacağınız uygulamalar ile birleştirerek bilgi ve becerilerinizi geliştirme imkanı bulacaksınız. Neyi ne kadar öğrendiğinizi göstereceğiniz er meydanına çıkıyorsunuz. Gittiğiniz kurumlarda Mudanya Üniversitesi öğrencisine yakışır bir şekilde bizi temsil edeceğinize yürekten inanıyorum. Gittiğiniz kurumlarda size destek olmak ve takip etmek üzere yanınızda olmaya devam edeceğiz. 14 hafta sonra mezuniyet keplerinizi fırlatmak için yine burada görüşmek dileği ile, yolunuz açık olsun" dedi. Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Emin Karip de, öğrencileri mesleğe daha hazır ve tam donanımlı hazırlamak için 3+1 Eğitim Modeli’ni uyguladıklarını dile getirerek, "Sizleri en iyi bilgilerle donattık. Şimdi bu bilgileri sahada pratik olarak uygulama şansı bulacaksınız. Uygulamalı eğitimde farklı birikimler elde edeceksiniz. Bütün işlerde yeni mezun birisi hemen iş bulamıyor. Siz edindiğiniz tecrübe ile mezun olmadan iş bulma şansına sahip olacaksınız. Bu süreçte disiplin ve iş ahlakı çok önemli. İş yerlerinizde bu özelliklerinizi gözlemleyecekler. Meraklı ve ne yapmak istediğini bilen bireyler olun. Ne yaparsanız yapın öğrenmeyi hiç bırakmayın. Sosyal medyayı doğru kullanın. Etik ve dikkatli olun. İş yerinizde doğru iletişim kurun ve saygılı olun. İnsana hizmet etmenin gururu ve mutluluğu ile işinizi yapın. Sabırla, azimle gelişmeye devam edin. Bunları yaparsanız başarılı olursunuz. Hepinize başarılar diliyorum" diye konuştu. Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. A. Saim Kılavuz ise, gençlerin geleceğim teminatı olduğunu vurgulayarak, "Bugün 3 dönem aldığınız teorik bilgileri tamamlayarak sahaya, görücüye çıkıyorsunuz. Geleceğinizi şekillendirecek bir dönem olacak. Atık hayatın içindesiniz. Sağlık sektöründe muhatabınız insan olacak. İnsana hizmetten daha değerli bir görev yoktur. Bu eğitimle mezun olduğunuzda uygulama donanımlarını edinmiş, birikimli gençler olarak hayata atılacaksınız. Hepinize başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından öğrenciler yeni görev yerlerine uğurlandı.

Yapay zeka insani duyguları anlayabilir mi? Haber

Yapay zeka insani duyguları anlayabilir mi?

Klinik Psikolog Dr. Kahraman Güler yapay zekanın insan psikolojisindeki yerini değerlendirdi. Yapay zeka ile insani duyguların paylaşılamayacağını belirten Güler, "Bugün makine düşünüyor ama makine kendisine verdiğiniz malzeme kadar düşünüyor. Duygunun makineden alınabilmesiyle iş nereye gider, bu çok belirsiz" şeklinde konuştu. Mudanya Üniversitesi Psikoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Klinik Psikolog Dr. Kahraman Güler yapay zekanın insan psikolojisi üzerindeki etkisini ele aldı. Günümüzde kullanımı giderek yaygınlaşan yapay zekaların insani duyguları kavrayamadığını ve insana iyi gelecek en iyi şeyin yine insan olduğunu ifade eden Dr. Kahraman Güler, "Dünya değişiyor, şartlar değişiyor, iletim iletişim araçları değişiyor, iletişim kurma biçimimiz değişiyor ama ihtiyaçlarımız ve duygularımız aynı kalmaya devam ediyor. Dünyada olanlar duygularımızın şiddetlerinde farklılıklar oluşturabiliyor. Yani yapay zekâdaki değişim ve dönüşüm ve gördüklerimiz karşısında bazen böyle hayrete düşüyoruz. Sorduğun sorularla ilgili sana vermiş olduğu cevaplar çok ilginç şekilde sen de farklı bir duygu. Şimdi psikoloji alanında da gelişmeler ve değişimler oluyor. Özellikle tanılama, değerlendirme süreçlerinde yapay zekadan, değişen ve gelişen teknolojiden olabilir. Ancak insan tanıklığa muhtaç bir canlı olduğu için ve ilişki odaklı bir canlı olduğu için makinelerle, teknolojide kurduğu bağın belli bir yere kadar onun gelişimine destek olabileceğini düşünüyorum. Bu yüzden şefkat, empati, paylaşım gibi ilişkilerde aldığımız o sıcak şey oralarda bulunmayacak. Tabii ki psikoterapi alanı, psikoloji alanı bu konulardan nasibini alacaktır ama bunu arkamıza bir rüzgar gibi alıp aslında daha geliştirici şeyler yapmak lazım. Tanılama ve değerlendirme sürecinde işimizi kolaylaştırabilir ama psikoterapi ve iyileşme bir süreç olduğu için süreçte de bir tanıklığa ve desteklenmeye ihtiyaç duyulduğu için burada belki yardımcı bir faktör olarak değerlendirilebilir. Açıkçası bir insanın Google ve benzeri araştırma platformlarında kendileriyle ilgili bilgi toplamaya çalışmalara da sahip olduğu özelliklerle ilgili sorgulamalar yapmaları çoğu zaman onları yanlış bir yere götürüyor. Hele ki makinenin altyapısı, teknolojinin altyapısı bazen çok kısıtlı da olabiliyor. Yani orada vermek istediğiniz malzeme yetmiyor. Örnek veriyorum değerlendirmeler yaparken kişinin beden diline bakıyoruz, duruşuna bakıyoruz, bedeninde farklı bir şey var mı ona bakıyoruz. Ama makinede sadece sizin beyanlarınızla bir bilgi oluyor. Sizin sorduklarınız çok eksik kalıyor. Çok eksik kaldığı için de oradan gelen bilgiyi kendimize dair bir karar gibi görmek ya da bir kesin değerlendirme gibi görmemek gerekiyor. Oradan aldığımız ünitenin çok ciddi bir düşük geçerliliği var ona dikkat etmek lazım" şeklinde konuştu. "MAKİNE ANCAK BİR KÖPRÜ GÖREVİ GÖRÜR" Yapay zekanın insani duygular karşısında insanı anlayamayacağını kaydeden Dr. Güler, "Yıllar önce makine düşünebilir mi gibi sorular vardı. Bugün makine düşünüyor ama makine kendisine verdiğiniz malzeme kadar düşünüyor. Duygunun makineden alınabilmesiyle iş nereye gider, bu çok belirsiz. İnsan genelde bir insanın dünyasında ve duygusunda kendine yer bulmaya çalışıyor. O yüzden bir makinenin bize duygusal bir dönüşte bulunması bile aslında bizim iyileşmemize çok bir faydası olabileceğini düşünmüyorum. Bu yüzden yani kendi cinsimizden, kendimize benzer olanlardan bir şeyler almaya çalıştığımız için o bize daha iyi geliyor. İnsan insanın evi, insan insanın yurdu aslında insan insanın da iyileşme yeri. Bu yüzden makine ancak bir köprü görevi görür. Yani köprü bizi bir yerden diğer yere taşımamızı kolaylaştırır ama asıl ulaşmak istediğimiz sonucu değil. Şefkati makineden alamazsınız, empatiyi makineden alamazsınız. Ne kadar verebilir size? Yani siz bir insanın gözlerinin içine baktığında onun size karşı hissettiği şeyi size göndermek istediği şeyi aldığınızda değerli hissediyorsunuz. Bir insanın kimsenin ona tanıklık etmemesi, empati kurmaması, şefkat ve duygusal alışverişte bulunmaması, onun yok olmasına neden olur. Bütün psikolojik rahatsızlıkların arka planda aslında tanıksızlık ve anlayışsızlık yatıyor. Bu yüzden makine bizi ne kadar anlayabilir? Ne kadar bunu konumlandırabilir? Bu yüzden insanla bu işi çok daha iyi bir yere götürebiliriz" dedi.  

Rumelisiad ve Mudanya Üniversitesinden eğitime dev katkı Haber

Rumelisiad ve Mudanya Üniversitesinden eğitime dev katkı

Rumelili Yönetici Sanayici ve İş Adamları Derneği ve Mudanya Üniversitesi arasında imzalanan Lisansüstü eğitim öğretim iş birliği protokolüne göre Rumelisiad çalışan ve üyeleri lisansüstü programlara başvuru, kabul, kayıt ve eğitim ücretlerinde indirimlerden yararlanacak. Yapılan anlaşma kapsamında Rumelisiad çalışanları ve üyeleri Mudanya Üniversitesi lisansüstü eğitim ücretlerinden %50 indirimle faydalanabilecek. İmzalanan Uygulamalı Eğitim ve Staj İş birliği kapsamında ise Mudanya Üniversitesinde eğitim gören öğrencilerin mesleki beceri ve tecrübelerini geliştirmek adına Rumelisiad’a üye işyerlerinde uygulamalı eğitim ve staj yapması planlanıyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Murat Evke :, "Bugün, Rumelili Yönetici Sanayici ve İş Adamları Derneği olarak, Mudanya Üniversitesi ile iki önemli protokole imza atmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Hem lisansüstü eğitim-öğretim iş birliği hem de uygulamalı eğitim ve staj iş birliği protokolleri hem üyelerimiz hem de gençlerimiz için büyük fırsatlar sunuyor. Lisansüstü eğitim protokolü sayesinde, üyelerimiz ve çalışanlarımız Mudanya Üniversitesi'nin lisansüstü programlarından %50 indirimle faydalanabilecek. Bu, iş dünyamızın daha donanımlı ve rekabetçi hale gelmesi adına önemli bir adım. Ayrıca, uygulamalı eğitim ve staj protokolü ile üniversite öğrencilerinin mesleki becerilerini geliştirmelerine katkı sağlayacak, onları iş dünyasına daha iyi hazırlayacak bir köprü kuruyoruz. Bu iş birliklerinin hem üyelerimiz hem de gençlerimiz için büyük bir kazanım olacağına inanıyorum. Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Sayın Gıyasettin Bingöl'e ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu protokollerin hayırlı olmasını diliyor, eğitim ve iş dünyası arasındaki bu güçlü bağın daha da gelişmesini temenni ediyorum" dedi.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
Söz Bursa En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.