SON DAKİKA
Hava Durumu

#Marmara Denizi

Söz Bursa - Marmara Denizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Marmara Denizi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Marmara'da müsilaj tehlikesi devam ediyor Haber

Marmara'da müsilaj tehlikesi devam ediyor

Şubat ayı sonunda İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi'nde etkili olan soğuk ve karlı hava sayesinde yüzeyde bir miktar azalma ve dağılım gösteren müsilajın derinlere indiği gözlemlendi. Türkiye'nin ilk mercan nakil projesine ev sahipliği yapan ve Marmara Denizi'nin tek deniz koruma alanı olan Tavşan Adası'nda (Balıkçı Adası) gerçekleştirilen dalışta, Deniz Yaşamını Koruma Derneği dalgıçları Biyolog Ulaşcan Kayataş, Yaban Hayat Ekologu Baran Aksel Keskin ve gönüllü dalıcı Yener Kuşculuoğlu, müsilaj ile kaplanan mercanları temizleyerek onlara yaşam şansı verebilmek için çalışmalarına devam ediyor. 25-35 metre aralığında bulunan mercanların üzerindeki müsilaj dalgıç paletleri kullanılarak uzaklaştırılıyor ve böylece mercanların beslenmesi ve hayatta kalabilmesi sağlanıyor. Midyeler müsilajdan etkilendi 13 Mart'ta yapılan dalış sırasında dalgıç ekibi, koruma alanında bulunan dev midyelerin (pina) müsilajdan olumsuz etkilendiğini ve canlılığını devam ettirmekte zorlandıklarını gözlemledi. Dalış sırasında deniz suyu sıcaklıkları da ölçüldü. Yüzeyde 10C olan su sıcaklığı, derinlere inildikçe kademeli olarak artarak 40 metrede 16C'ye ulaştı. Özellikle 13-25 metre aralığında sıcaklık 11C, 28-35 metre arasında 13C, 35 metrede 14C, 36 metrede 15C ve 40 metrede 16C olarak kaydedildi. Bu veriler, Marmara Denizi'nde deniz suyu sıcaklığının derinliklere bağlı olarak değiştiğini ve müsilajın bu ortamda nasıl hareket ettiğini anlamak açısından önemli bir gösterge oluşturuyor. Tavşan Adası'nda tüm olumsuzluklara rağmen biyoçeşitlilik artıyor Marmara Denizi'nin ilk deniz koruma alanı olan Tavşan Adası, tüm olumsuzluklara rağmen biyoçeşitliliğin artmasına destek olmaya devam ediyor. Dalış sırasında koruma alanında yaşamaya başladığı tespit edilen deniz patlıcanları, ekosistem için büyük önem taşıyan canlılar arasında yer alıyor. Bir deniz patlıcanı yılda yaklaşık 150 ton kumu filtre ederek denizlerin temizlenmesine katkıda bulunarak, organik atıkları parçalayıp besin döngüsünü destekliyor. Büyük oranda plankton ve çürüyen organik maddeler ile beslenen deniz patlıcanları, bakterilerin ayrıştırma sürecine de katkı sağlıyor. Sıcaklığın tetiklediği müsilaj tehlikesine karşı topyekün hareket etme çağrısı Sanayi ve insan kaynaklı kirlilik ile küresel iklim değişikliği nedeniyle artan deniz suyu sıcaklığının tetiklediği müsilaj felaketine karşı Deniz Yaşamını Koruma Derneği, hem saha çalışmalarıyla müsilajın ekosistem üzerindeki etkilerini en aza indirmek için mücadele ediyor hem de eğitimler ve projeler aracılığıyla kamuoyu farkındalığını artırmayı hedefliyor. Dernek, müsilaj sorununa karşı topyekûn bir mücadele için tüm paydaşlara ortak hareket etme çağrısında bulunuyor. Deniz Yaşamını Koruma Derneği dalgıçları Biyolog Ulaşcan Kayataş ve gönüllü dalışçı Yener Kuşçuluoğlu yaptıkları açıklamada, "Bu dalışı gerçekleştirdiğimiz bölgenin yüzeyinde müsilaj çok görülmemekle birlikte geçtiğimiz günlerdeki soğuk hava dalgasından kaynaklı dipte çökmüş halde bulunmaktadır. Fakat bu müsilajın bittiği anlamına gelmemeli ve havaların ısınması ile birlikte tekrar yoğun bir müsilaj görülmesi beklenmektedir. Su akıntılı. Akıntı olmasına rağmen müsilaj hala var. Düzenli olarak mercanları paletle yelliyoruz ki mercanların üzeri müsilajdan kurtulsun. Fakat her dalışımızda tekrar akıntıya rağmen müsilaj oluyor. Mercanların hayatlarını devam ettirebilmesi, deniz yaşamının devam etmesi adına bu müsilaj problemine karşı topyekün bir önlem almak durumundayız. Artık bu bölgesel bir afet değil, ulusal bir afet durumuna gelmiş durumdadır. Bu konuda tüm yetkilileri inisiyatif almaya davet ediyoruz" dediler.

Mudanya'da 8 bin 217 bina incelendi Haber

Mudanya'da 8 bin 217 bina incelendi

Beklenen Marmara Depremi öncesi riskli yapıların analiz edilmesi noktasında çalışmaların devam ettiğini kaydeden Başkan Dalgıç, 8 bin 217 binanın incelemesinin tamamlandığını açıkladı. Uzmanlar tarafından Marmara Bölgesi’nde 7.0 büyüklüğünde beklenen deprem öncesi birçok belediyenin en önemli gündemi yapı stoğu ve deprem risk analizi oldu. Mudanya Belediyesi tarafından bir otelde gerçekleştirilen programda Mudanya’nın riskli bina envanteri çalışması kamuoyuyla paylaşıldı. AFET RİSKİNE GÖRE TEMATİK HARİTALAR HAZIRLANDI Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç yaptığı açıklamada, yapılan çalışmalar neticesinde 11 mahallede toplam 8 bin 217 binanın incelendiğini kaydetti. Çalışmaların 82 bin 191 kişilik alanda sürdüğünü söyleyen Dalgıç, "Öncelikle Mudanya’daki zeminlere baktık. Riskin ve yoğunluğun sahil kısmındaki 11 mahallemizde ilk olarak çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Altıntaş’dan başlayarak, Burgaz’da devam ettik. Alçak binaların olduğu yerlere gitmedik. Çözümün zor olduğu yerlerde zeminin durumuna ve yapı durumuna baktık. Mudanya’da 8 bin 217 binayı inceledik ve toplam 54 bin 882 bağımsız bölümden oluşuyor. Burada toplam nüfus 82 bin 191 kişilik alanda çalışmamızı yaptık. Zemindeki eğimlere baktık. Yapıların görsel kalitesine baktık. 50 yıl önce Burgaz, insanların ekonomik seviyelerinde bir artma olduğunda herkes bir yazlık ev istedi. 70’li yılların sonlarında çok büyük bir akın oldu buralara. Nüfus çok arttı ama o dönemlerdeki yapılar, dönemin mevcut deprem yönetmeliğine göre yapıldığı için bizim önemli bir verimiz haline geldi. Binaların kullanım durumuna baktık. Yapı nizamını ve kat seviyelerini inceledik. Her bir bina için rapor çıkardık ve Bursa Teknik Üniversitesi ile veri değerlendirmesi gerçekleştirdik. Saha çalışmalarımızda bina performans puanı oluşturduk. 3 veri elde ettik. Yapıların hangi amaçla kullanıldığını, hangi deprem yönetmeliğine göre yapıldığını, afet riskine göre tematik haritalar hazırladık. Kullanım fonksiyonlarını her mahalle için çıkardık" dedi. "RİSK ORANI YÜZDE 71" Acil eylem planının bir an önce hazırlanması gerekildiğini vurgulayan Dalgıç, "2 bin 730 tane binanın 1975 yönetmeliğine göre yapıldığını gördük. 1975’ten sonra tam 3 yönetmelik revize edildi. Bugünlerde yeni bir revize daha bekliyoruz. İlgili deprem yönetmeliklerinin mahalle bazlı dağılım grafiklerini çıkardık. Performans puanlarına göre binalarımızı ayırdık. Kapalı alan bazında 11 tane mahallenin tümü yüksek ve çok yüksek riskli alanlarda kalıyor. Bağımsız bölüm sayısı olarak baktığımızda ise 52 bin bağımsız bölümün yüzde 64’ü çok riskli ve riskli alanda kalıyor. Bu kadar eski yönetmelikle yapılmış alanlarda bunları bekliyoruz. Dönemin inşaat teknikleri de çok önemli. Bağımsız bölümlere göre performans değerlendirmesinde risk oranı yüzde 71. İnsanlarımızı yaşatmamız için acil çalışmalara başlamamız gerekiyor. Binalar yıkılacak ve can kaybı olacak. Altyapı hasarları oluşurken, kaos ortamı olacak. Enkaz altında kalan insanları kurtarma güçlü çekeceğiz. Yangın riski oluşacak. Ağır yapısal hasarlar ve kullanılamaz hale gelen binalar oluşacak. Uzun süre barınma sorunu oluşurken, büyük ekonomik kaybımız olacak. Yapı stokumuzun yenilenmesi lazım. Güvenli, ekonomik olarak sürdürülebilir ve çevreye duyarlı şehirler oluşturmak kritik bir adım olacak. Eski binaların yenilenmesi kaçınılmaz bir gereklilik. Bursa’da hiçbir belediyenin yapmadığı bir plan notunu belediye meclisinden geçirdik" dedi.

Bursa'da dalgıçlar müsilajın denizdeki durumunu görüntüledi Haber

Bursa'da dalgıçlar müsilajın denizdeki durumunu görüntüledi

 Denizaltındaki görüntüler dalgıçları da şaşkına çevirdi. 27 metreye kadar inen dalgıçlar 18 metrenin altında bulut şeklinde müsilaj ile karşılaştı. Müsilaj; dalgıçları tül perde gibi bütün yosunların, deniz zemininin üzerini kaplamış bir şekilde karşıladı. Kameranın ışıkları açıldığında ise ilerisini göremeyecek kadar yoğun bir müsilaj kaydedildi Marmara Denizi'nde 2021 yılından bu yana belirli aralıklarla görülen müsilaj, profesyonel 4 dalgıç tarafından görüntülendi. Gemlik Belediyesi, Bursa Kent Konseyi, Gemlik Kent Konseyi ve DOĞADER'in tarafından organize edilen etkinlikte, müsilajın tehlikesine dikkat çekildi. Gemlik limanından tekne ile denize açılan dalgıçlar, müsilajın yoğun olduğu bölgeden dalış yaptı. Deniz salyası olarak da bilinen müsilajın durumu dalgıçlar tarafından kamera ile görüntülendi. Denizi kirletenlere cezai işlem ve yaptırım olması gerektiğini belirten Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, "Bursa Kent Konseyi, Gemlik Kent Konseyi ve DOĞADER ile birlikte bir farkındalık oluşturmak için düzenledik. Gemlik için Marmara'nın incisi denir. Maalesef bugün o incinin çamura bulandığını gördük. Bugünden itibaren acil önlem alınması gerekiyor. Denizi kim kirletiyorsa mutlaka ceza ve yaptırım uygulanması gerekiyor" diye konuştu. Marmara Denizi'nin çevresinde yaşayan herkesin denize sahip çıkmasına ihtiyaç olduğunu belirten Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Mustafa Sarı, "Marmara Denizi'nin çevresinde 7 tane il var ve 25 milyon insan yaşıyor. Türkiye'nin yarısından fazlasına hizmet sunan bir endüstri kümelenmiş durumda. Buradaki atıkların hepsi Marmara Denizi'ne gidiyor. Müsilaj, bizim bu denizle kurduğumuz yanlış ilişkinin sonucu. Bu sonucun değişmesini istiyorsak nedenlerini ortadan kaldırmamız lazım. Tabii ki evsel atıklar, sanayi atıkları, tarımsal atıklar ve yanlış kıyı kullanımı öncelikli ama bunların hepsinin içinde hepimiz varız. Sabah uyanıp lavaboyu kullandığımızda, sifonu çektiğimiz zaman o atıklar Marmara Denizi'ne gidiyor. Dolayısıyla müsilaj bunun bir sonucu. Bugün arkadaşlarımız müsilajın durumunu deniz altındaki durumu gözle görmek için dalış yaptı. Denizler, balıklar, yengeçler ve midyelerin evi. Onların evini kirletiyoruz. Atıklarımızı onların evinin ortasına bırakmış oluyoruz. Müsilajın ortaya çıkmasına neden olan faktörleri ortadan kaldıramadıktan sonra müsilajdan kurtulma şansımız yok. Bunun için farkındalığa ihtiyacımız var. Marmara Denizi'nin çevresinde yaşayan her bir bireyin denize sahip çıkmasına ihtiyacımız var. Lavabonuzdan bir litre kızartma yağını döktüğünüzde bir milyon litre deniz suyunu kirletirsiniz" dedi. Dalgıç Mehmet Tufan ise, "Bugün 27 metreye kadar bir dalış gerçekleştirdik. 18 metrenin altında bulut şeklinde bir müsilaj bizi karşıladı. Müsilaj bizi zeminde tül perde gibi bütün yosunların, deniz zemininin üzerini kaplamış bir şekilde karşıladı. Kameranın ışıklarını açtığımızda ilerisini göremeyecek kadar yoğun bir müsilaj vardı. Hepimizin adına çok üzücü bir şey. Bizim 'Denizin kirliliği elle değil vicdanla temizlenir' diye bir sloganımız var. Burada biz sadece farkındalık oluşturmak için bu dalışı gerçekleştirdik" şeklinde konuştu. Gemlik Kent Konseyi Başkanı Sedat Akkuş, "Bugün farkındalık oluşturmak için Marmara Denizi'nin Harmankaya mevkiinde müsilajı görüntülemek için dalgıçlarla beraber deniz keşfi gerçekleştirdik. Dalgıçların aktardığı görüntülere baktığımızda 20 metrenin altında bir müsilaj tabakası denizin dibine çökmüş durumda. Bir farkındalık oluşturmak için yola çıktık bundan sonra bu farkındalıklara devam ederek toplumun tamamını bilinçlenmesini hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.

Başkan Bozbey: Marmara’nın çığlığını duymazdan gelemeyiz Haber

Başkan Bozbey: Marmara’nın çığlığını duymazdan gelemeyiz

Yerel ve genel idarenin kol kola girerek, yan yana durarak, çözüm ortağı olarak sorunları aşabileceğine inanıyorum. 'Marmara hepimizin!’ diyerek herkesi bu mücadelede daha aktif olmaya, duyarlı davranmaya ve kararlı adımlar atmaya davet ediyorum” dedi. Marmara Belediyeler Birliği, kuruluşunun 50. yıl dönümü kapsamında yıl boyunca Marmara Denizi’ni odağına alacak bir dizi etkinlik düzenleyecek. Etkinlik dizisinin ilki olan ‘50 Yıldır Marmara Denizi İçin Birlikte’ programı, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde yapıldı. Programa, MBB ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, ilçe belediye başkanları, Marmara Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Dr. Cemil Arslan, MBB Bilim Kurulu üyeleri, Büyükşehir Belediyesi genel sekreter yardımcıları, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, kamu kurumlarının temsilcileri ve muhtarlar katıldı. “KAYBETTİĞİMİZ DEĞER, HEPİMİZİN DEĞERİDİR” MBB ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Marmara Bölgesi’nin ortak sorunlarına çözüm bulmak için kurulan Marmara Belediyeler Birliği’nin 50. kuruluş yıl dönümünü kutlamanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Birliğin kuruluşundan bu yana emeği geçenlere teşekkür eden Başkan Mustafa Bozbey, 50 yıl önceki sorunların artarak devam ettiğini hatırlattı. Onca çabaya, dayanışmaya ve öngörülere rağmen 2021 yılında müsilaj sorununun yaşandığını belirten Başkan Bozbey, “Müsilaj sorunu devam edecek gibi görünüyor. Bu yüzden yıl içerisinde yapılacak toplantıları önemsiyoruz. Marmara’ya yüklediğimiz bunca yük, bence artık yeter. Bu yükü Marmara ve Marmara Denizi kaldıramaz. Yerel ve genel tüm yetkililerin bu konuda acil önlem alması ve sorunun çözümü noktasında adımlar atması gerekiyor. Bu yıl yapılacak toplantılarda alınacak kararların uygulanmasını takip etmek hepimizin sorumluluğu olmalıdır. Kaybettiğimiz değer, hepimizin değeridir. Marmara Denizi, tabiri caizse ‘Ben ölüyorum, ben can çekişiyorum. Bir şeyler yapın. Tedbirleri etkili bir şekilde alın’ diyor. Ancak biz hala adım attığımızda karşımıza çıkan engelleri aşamıyoruz. Yerel ve genel idarenin kol kola girerek, yan yana durarak, çözüm ortağı olarak sorunları aşabileceğine inanıyorum” diye konuştu. “DENİZİMİZ NEFES ALAMAZ HALE GELDİ” Marmara’yı mavisi de temiz, yeşili de temiz istediklerinin altını çizen Başkan Bozbey, kirliliğe karşı mücadelede bilim ve iş birliğinden yararlanarak somut adımlar atacaklarını ve süreci kararlılıkla takip edeceklerini ifade etti. Marmara Denizi’nin bir yaşam kaynağı olduğunu dile getiren Başkan Bozbey, “Yıllardır süregelen ihmaller, yanlış politikalar ve denetimsizlikler yüzünden denizimiz nefes alamaz hale geldi. Marmara Denizi geri dönülemez bir felakete sürükleniyor. Bu krizi durdurmak bizim elimizde. Sorumluluk bilinciyle hareket ederek ortak akılla ve bilimsel yöntemlerle kalıcı çözümler üretmeliyiz. Marmara’nın çığlığını duymazdan gelemeyiz. Marmara Denizi olmadan bu bölgenin ekonomisi de kültürü de yaşam kalitesi de sürdürülemez. Marmara Denizi’ni korumak sadece çevresel bir mesele değil, insani bir sorumluluktur. 30 milyondan fazla insana ev sahipliği yapan bir bölgenin merkezinde yer alan Marmara Denizi’ni yok sayma veya görmezden gelme gibi bir seçeneğimiz yok. Amacımız yalnızca sorunları ve çözümleri konuşmak değil, aynı zamanda somut ve etkili yol haritaları oluşturarak harekete geçmektir” dedi. “MARMARA DENİZİ’NE HER GÜN 4.7 MİLYON METREKÜP ATIK SU DEŞARJ EDİLİYOR” 2021 yılında herkesi etkileyen müsilaj sorunu ile karşı karşıya kaldıklarını hatırlatan Başkan Bozbey, bu sorunun denizin artık kirliliği kaldıramadığını, ekosisteminin yok olma noktasına geldiğini gösterdiğini dile getirdi. Müsilajın sadece bir sonuç ve büyük bir ekolojik çöküşün habercisi olduğunu söyleyen Başkan Bozbey, Marmara Denizi’nin kirlilikle, bilinçsiz sanayileşmeyle ve yetersiz atık yönetimiyle mücadele ettiğini söyledi. Marmara Denizi’nin "Beni daha fazla kirletmeyin!" dediğini belirten Başkan Bozbey, 2021’de yaşanan aşırı müsilaj vakasının ardından dönemin Marmara Belediyeler Birliği Başkanı ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a birlik adına attığı adımlardan dolayı teşekkür etti. Marmara Denizi Eylem Planı’nın bu süreçte önemli bir dönüm noktası olduğunu anlatan Başkan Bozbey, “Marmara Belediyeler Birliği bünyesinde kurulan bilim ve teknik kurulunun çalışmaları titizlikle sürmektedir. Toplamda 22 maddeden oluşan eylem planının, 19 maddesi gerçekleşti. 3 madde için ise hala adımların atılamadığını görüyoruz. Bunlar; kentsel atıksu arıtma tesislerinin tamamının ileri biyolojik tesislere dönüştürülmesi, tarımsal kirliliğin önüne geçmek üzere yapay sulak alanların oluşturulması, kamu-özel iş birliği modelinin atıksu altyapı projelerinde uygulanmasına yönelik idari hususlardır. Hepimize düşen en önemli görev, kalan üç maddenin uygulanması için kararlı ve etkili adımlar atmaktır. Aksi takdirde, bugünden harekete geçmezsek yarın çok geç olacak. Atık su yönetiminin etkili bir şekilde kontrol altına alınması gerekiyor. Akademik çalışmalardan elde edilen verilere göre Marmara Denizi’ne her gün 4.7 milyon metreküp atık su deşarj ediliyor. Bu atıkların sadece yarısı fiziksel arıtmadan geçirilerek denize bırakılıyor. Her gün milyonlarca metreküp kirli su, Marmara’nın oksijen seviyesini hızla düşürüyor. Bu gidişata dur demeliyiz. Süreci de sürdürülebilir hale getirmeliyiz” diye konuştu. “MARMARA DENİZİ GELECEK NESİLLERİN DE MİRASIDIR” İleri biyolojik arıtma tesislerinin kurulumuna, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın normları ve düzenlemeleri çerçevesinde büyük bir hızla devam edilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Bozbey, şunları söyledi; “Büyükşehirlerdeki ileri biyolojik atıksu arıtma tesislerinin gerekiyorsa kapasitelerinin artırılması, gerekirse de yenilerinin yapılması, deşarjların kontrol edilmesi ve tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilir yönetimi büyük önem taşımaktadır. Hatta kimyasal arıtma tesislerinin de kurulması konuşulmalıdır. Bunları yapabilmek için önemli bir finansman yüküyle karşı karşıyayız. Bu finansman yükünü belediyelerin ve bağlı kuruluşları olan su ve kanalizasyon idarelerinin tek başına taşıyabilmesi mümkün değildir. Merkezi finansman kanallarının da bu önemli amaç uğruna işlevsel bir şekilde kullandırılması gerekmektedir. Marmara Denizi’ni koruma adına, faizsiz veya düşük faizli finansman seçeneklerinin İlbank ve kamu bankaları aracılığıyla sunulması şarttır. Dış kaynaklara erişim kolaylaştırılmalı ve tesisler için uygun alanlar belediyelere tahsis edilmelidir. Marmara Denizi’ni kurtarmanın yolu, bunlardan geçmektedir. Marmara Denizi yalnızca bizim değil, çocuklarımızın, torunlarımızın, gelecek nesillerin de mirasıdır. Bugün attığımız her adım, gelecek nesillere nasıl bir Marmara bırakacağımızı belirleyecek. Bu yüzden ‘Marmara hepimizin!’ diyerek herkesi bu mücadelede daha aktif olmaya, daha duyarlı davranmaya ve daha kararlı adımlar atmaya davet ediyorum”. Marmara Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Dr. Cemil Arslan, Marmara Denizi odaklı çalışmalar hakkında bilgi verdi. 50. kuruluş yıl dönümünde Marmara Denizi meselesine yoğunlaştıklarını belirten Arslan, Marmara bölge çalışmaları konusunda özel çalışmalar yapılacağını ifade etti. Marmara Belediyeler Birliği’nin kuruluş amaçlarından da bahseden Arslan, “Bugün, 2021 yılında alınan Marmara Denizi Eylem Planı kararlarının neresinde olduğumuzu, ne yaptığımızı ve ne yapmamız gerektiğine ilişkin görüşmeler yapılacak. Bu iş sadece belediyelerin üzerine yüklenemeyecek kadar önemlidir. Aynı zamanda belediyelerin kaçamayacağı kadar önemli bir meseledir. Merkezi yönetim, belediyeler, su ve kanalizasyon idareleri, sanayi kuruluşları, özel sektör, tarımla ilgilenenler, balıkçılar... Herkesi ilgilendiren ve herkesin sorumluluğunu yerine getirmesi gereken bir meseledir. Bunun için bir araya toplandık. Başkanımız Mustafa Bozbey’e, 50 yılımızı hatırlamak ve nerede olduğumuzu değerlendirme konusunda destek verdiği için teşekkür ediyorum” dedi. Açılış konuşmalarının ardından Marmara Denizi Eylem Planı Bilim ve Teknik Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı tarafından ‘Denizde müsilaj görmek ne demek? Ana hatlarıyla müsilaj, boyutları ve sektörel etkileri’ konularında sunum yapıldı. Ardından Prof. Dr. Mehmet Çakmakçı tarafından ‘Kentlerin atıksu yükü ile baş etmek ne demek? Atıksuyu geri kazanmak veya iyi arıtarak tekrar döngüye vermek’ konulu sunum gerçekleştirildi. Program, Marmara Denizi Eylem Planı’ndaki güncel gelişmelerin ve çözüm eylemlerinin belediyeler perspektifinden ele alınmasıyla devam etti.

Marmara Denizi'nden 4 yılda 1,1 milyon metrekare hayalet ağ çıkarıldı Haber

Marmara Denizi'nden 4 yılda 1,1 milyon metrekare hayalet ağ çıkarıldı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2024'te 1,6 milyon metrekare yani 224 futbol sahası büyüklüğünde hayalet ağın mavi sulardan çıkarıldığını açıkladı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, mavi sularda sucul ekosistem için risk teşkil eden hayalet ağların temizlenmesi amacıyla yürütülen proje kapsamında, 2024'te 1,6 milyon metrekare yani 224 futbol sahası büyüklüğünde hayalet ağın mavi sulardan çıkarıldığını ve 13 bin 750 adet diğer av aracının çıkartıldığını ifade etti. Bakan Yumaklı, 2014'te balıkçılık faaliyetleri esnasında kaybolan/terkedilen av araçlarının sucul ekosistemden temizlenmesi amacıyla Hayalet Ağ Projesi'nin (HAP) uygulamaya konulduğunu hatırlattı. Başlandığı günden itibaren aralıksız sürdürülen proje ile denizlerde ve iç sularda bulunan av aracı atıklarının temizlendiğini dile getiren Yumaklı, bu sayede, kaybolan ya da bilinçli olarak terkedilen ancak su içerisinde işlevini sürdürerek, insan kontrolü olmaksızın sucul organizmaların ölümüne yol açan av araçlarının neden olduğu "hayalet avcılığın" da engellendiğine dikkati çekti. "4 YILDA MARMARA DENİZİ'NDEN 1,1 MİLYON METREKARE HAYALET AĞ ÇIKARILDI" Bilimsel veriler ve Bakanlık tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda, su kaynaklarının biyolojik ve ekolojik açıdan önemi, barındırdıkları türlerin endemiklik ve koruma statüleri açısından değerlendirilerek önceliklendirildiğini bildiren Yumaklı, "Bununla birlikte, barındırdıkları endemik ve nesli tehlike altındaki türler nedeniyle 2022'den itibaren Diyarbakır, Muş, Batman, Van ve Bitlis'te akarsularımıza da ağırlık verildi. Daha sonra tüm iç sularımızı kapsayacak şekilde genişletilen proje kapsamında yaşanan müsilaj sorunu nedeniyle 2021-2024 yılları arasında Marmara Denizinde toplam 154 futbol sahası büyüklüğünde (1,1 milyon metrekare) hayalet ağ çıkartıldı ve ekosistem üzerindeki olumsuz etkileri giderildi" değerlendirmesinde bulundu. Bakan Yumaklı, Hayalet Ağ Projesi kapsamında sucul ekosistemden temizlenen hayalet ağlarla ilgili de şu bilgileri verdi: "Denizlerimizde ve iç sularımızda 2024'te 146,1 milyon metrekare alan taranarak 1,6 milyon metrekare yani 224 futbol sahası büyüklüğünde ağ ve 13 bin 750 adet diğer av aracı çıkartılmış olup projenin başladığı 2014 yılından bu yana toplam 452,6 milyon metrekare alan taranarak 2,6 milyon metrekare ağ ve 65 bin adet diğer av aracı sucul ekosistemlerimizden temizlendi. Çıkarılan ağların bir kısmı geri dönüşüme kazandırıldı. Bilimsel verilere göre, çalışmalarımız sonucunda, 10 yıllık süreçte yaklaşık 8,5 milyon su canlısının kaybının engellendiği tahmin edilmekte." Hayalet Ağ Projesi kapsamında, çalışmaların bundan sonra da biyolojik ve ekolojik açıdan önceliklendirilen denizler ve iç sular başta olmak üzere aralıksız devam edeceğinin altını çizen Yumaklı, denizlerin ve iç suların, sucul ekosisteme zarar veren hayalet ağlardan temizlenmesi için gereken tedbiri almayı sürdüreceklerini kaydetti.

Sarıbal, “Kanal İstanbul’a ayrılan 65 milyar dolar, Marmara Denizi için kullanılmalı” Haber

Sarıbal, “Kanal İstanbul’a ayrılan 65 milyar dolar, Marmara Denizi için kullanılmalı”

Milletvekili Sarıbal, sıcaklıkların artmasıyla birlikte müsilajın bütün Marmara’yı kaplama riskinin yükseldiğini vurgularken, kirliliğin başlıca nedenlerinden biri olarak Nilüfer Çayı’nı işaret etti. Bursa’dan Marmara Denizi’ne ulaşan Nilüfer Çayı’nın, yıllardır sanayi atıklarıyla kirletildiğini belirten Sarıbal, “Çay, kent merkezini geçtikten sonra adeta bir atık kanalına dönüşüyor. Kocasu ile birleştiği noktada suyun rengi siyaha yakın bir kahverengiye bürünüyor, çözünmüş oksijen seviyesi biyolojik yaşamı destekleyemeyecek düzeylere iniyor” dedi. Nilüfer Çayı’nın şu anda 4. sınıf su kalitesine sahip olduğunu, yani hiçbir kullanım amacı için uygun olmadığını vurgulayan Sarıbal, sanayi tesislerinin geceleri arıtılmamış atıkları çaya bıraktığını, tarım ilaçları ve gübre kalıntılarının da kirliliği artırdığını ifade etti. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Yeşil Çevre Kooperatifi, Karesi Tekstil, OSB, NOSAB, Martaş Yemek Sanayi, Minteks, Marmarabirlik ve Orhaneli Termik Santrali gibi birçok sanayi tesisinin Nilüfer Çayı’na atık bıraktığını tespit ettiğini kaydeden Sarıbal, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı denetimleri artırılmalı, sanayi tesisleri sıfır sıvı deşarj sistemine geçmeli ve atık suların geri kazanımını sağlayacak ileri teknolojiye yatırım yapılmalıdır. Bu mali yükü yalnızca yerel yönetimlerin taşıması mümkün değil. Kanal İstanbul’a ayrılan 65 milyar dolar, Marmara Denizi’nin ve çevresindeki yaşamın kurtarılması için kullanılmalı” dedi. Marmara Denizi Eylem Planı’nın acilen devreye alınması gerektiğini belirten Sarıbal, “Atık sular ileri biyolojik arıtma sistemleriyle temizlenmeli, sanayi tesisleri sıkı denetlenmeli, Nilüfer Çayı, Gönen Çayı, Ergene Nehri’ne kontrolsüzce salınan atıklar derhal durdurulmalı. Bilim insanları ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte acil bir eylem planı hazırlanmazsa, Marmara Denizi geri dönülemez bir felakete sürüklenecek” diye konuştu. MARMARA’DA EKOSİSTEM ÇÖKÜYOR, DEVLET SEYREDİYOR Son günlerde Gemlik ve Mudanya kıyılarında yeniden ortaya çıkan müsilajın, ilkbaharda tüm Marmara’yı kaplama riski taşıdığını belirten Sarıbal, “Balıkçılık, turizm ve denizcilik sektörü büyük kayıplar yaşayacak. Ancak Tarım ve Orman Bakanlığı’nın derdi, tezgahta ‘en iyi balığın nasıl seçileceğini’ tarif etmek. Yüzeyde müsilaj, dipte kirlilik, ortada ise ‘balığın gözleri parlaksa yiyin’ diyen bir devlet aklı var. Deniz çayırları fotosentez yapamıyor, pinalar suyu filtre edemiyor, mercanlar ve süngerler yok olma tehdidi altında. Eğer acil önlem alınmazsa Marmara bir ölü deniz haline gelecek” diyerek iktidarın kayıtsızlığına tepki gösterdi. ZEYTİNYAĞI’NDA 300 TL BEKLENEN ALIM FİYATI 140 TL’YE DÜŞTÜ Basın toplantısında zeytin alım fiyatlarını da değerlendiren Milletvekili Sarıbal, önceki yıla göre üretim masrafları yüzde 100 artarken, zeytinyağı alım fiyatlarının düşmesiyle üreticilerin zor durumda kaldığını söyledi.  Zeytinyağı üretiminin artması ve piyasada bir arz fazlalığının oluşmasının zeytinyağı fiyatlarını düşürdüğünü kaydeden Sarıbal, “Ağaç varlığındaki artış, doğal olarak üretim rakamlarına da yansıdı. 2001 yılında 600 bin ton olan zeytin üretimi, 2023'te 1.5 milyon tona yükseldi; 2024 yılında gerçekleşen yüzde 150'lik artış ile üretim miktarı 3 milyon 750 bin ton gibi rekor bir seviyeye ulaştı. Söz konusu üretimin 2 milyon 800 bin tonu yağa ayrıldı. Bu gelişme, Türkiye'nin dünyadaki zeytin ve zeytinyağı üretiminde önemli bir konuma gelmesini sağladı. TARİŞ'in 2024/2025 sezonu için açıkladığı zeytinyağı alım fiyatlarına göre, yemeklik zeytinyağı fiyatlarında geçen yıla oranla yüzde 20-30 arasında bir düşüş olduğu görülüyor. Üretici tarafından 300 lira olması beklenen zeytinyağı fiyatları TARİŞ tarafından daha düşük açıklanınca, tüccarlar üreticiden alım fiyatını 140 liraya kadar düşürdüler. Zeytinyağında dünya lideri olan İspanya üreticisine kilo başına 0,65 Euro, 24 TL prim desteği vererek üretimi teşvik ediyor. Türkiye’de ise zeytinyağı üreticisine litre başına verilen 1 liralık primin üreticiye hiçbir katkısı yok. Şirketlere milyarlarca lira teşvik sağlayan ve milyarlarca liralık vergi borçlarını silen hükümet zeytinyağı üreticilerine de destek olmalıdır. Eğer yeterli tedbirler alınmazsa, Türkiye sadece Avrupa’ya ucuz yağ tedarik eden bir ülke olarak kalmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Balıkların yerini müsilaj aldı! Haber

Balıkların yerini müsilaj aldı!

2021 yılında Marmara Denizi ve boğazlarda ilk kez görülen müsilaj kabusu, aradan geçen 4 yılın ardından Bursa sahillerinde yeniden görülmeye başlandı. Yaklaşık 2 aydır sahillerde görülen müsilaj, vatandaşları endişeye düşürdü. Mudanya Kent Konseyi Başdanışmanı Antropolog Dr. M. Levent Sevik ve Mudanya Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Efraim Pala, müsilaj sorunundaki tehlikeye dikkat çekti. Yetkililerin bir an önce önlem alması gerektiğini belirten Efraim Pala, "2021 yılında kendini gösteren müsilaj ile bu yıl tekrar karşı karşıya kaldık. Her platformda pek çok kez dile getirdiğimiz gibi, Marmara Denizi'nin ölüm çığlıkları artık daha da yüksek. Bütün yetkililerden etkili girişimlerde bulunmalarını bekliyoruz" dedi. Antropolog Dr. M. Levent Sevik ise, "Göründüğü gibi Marmara Denizi'ni hep birlikte katlediyoruz. Bu sorunun temelinde biyolojik ve kimyasal faktörler var. Ancak en önemli etken insan faktörü. İnsanların dikkatsizliği ve fabrikaların atıkları burada birikiyor. Alttaki ölü tabaka olan müsilaj yüzeye çıkmaya başlıyor. Bu tabaka zamanla birikerek denizdeki oksijen seviyesini azaltıyor. 10 metrenin altına inildiğinde neredeyse hiç oksijen kalmıyor. Bu durumda balık yiyemez, denize giremez ve kirlilikten kaçınamazsınız. Halkımızın bu konuda daha duyarlı olması gerekiyor. Kullandıkları kimyasallardan attıkları çöplere kadar her şeyin denizde birleştiğini unutmamaları gerekiyor. Bunun için hep birlikte çalışmalıyız" diye konuştu.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
Söz Bursa En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.