SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gazze

Söz Bursa - Gazze haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gazze haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye SDG anlaşmasını değerlendirdi Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye SDG anlaşmasını değerlendirdi

Sadece Gazze'de, Batı Şeria'da değil tüm bölgede barış, huzur istiyoruz. Farklı inanç, mezhep, etnik unsurların yan yana yaşadığı bir bölge hayal ediyoruz.Dün varılan mutabakatın eksiksiz uygulanması Suriye'nin güvenliğine ve huzuruna hizmet edecektir. Bunun da kazananı Suriyeli kardeşlerimizin tamamı olacaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Eşi Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ‘Filistinlilerle Kardeşlik İftarı ‘'nda Filistinli aileleri ağırladı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Davetimize icabet ederek iftar soframızı onurlandıran siz muhterem kardeşlerime, ailem adına, milletim adına tek tek teşekkür ediyorum. Ramazan-ı Şerifin kardeşliğimizi perçinleyen, dayanışmamızı güçlendiren bu vahdet ve kuvvet ikliminde sizlerle bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin evine, bu gazi mekana hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Sözlerimin hemen başında sizlerle birlikte milletimizin ve Filistin halkının Ramazan-ı Şerifini canı gönülden tebrik ediyorum. Bu mübarek aya nasıl salimen ulaştıysak, Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramı'na da aynı şekilde sağlıkla, afiyetle, huzurla vasıl olmayı Rabbim hepimize nasip eylesin diyorum" dedi. "Gazze, Kudüs ve Batı Şeria'dakiler başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında izzetiyle hayata tutunan Filistin'in yiğit evlatlarını şahsım ve milletim adına saygıyla selamlıyorum" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zulme ve zalime meydan okuyan şehadet şerbetini vakarla, huşu ile çehrelerinde açan tebessüm çiçekleriyle yudumlayan tüm şehitlerimizi Filistin'in yürekli evlatlarını bugün bir kere daha rahmetle, minnetle, şükranla yad ediyorum. Rabbim hepsinin ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin. Yüce Allah Bakara Suresi'nin 154. ayetinde şöyle buyuruyor. Yani Allah yolunda öldürülenler için ölüler demeyin. Hayır onlar diridirler. Fakat siz bilemezsiniz. Evet bedenen aramızdan ayrılmış olsalar bile şehitlerimizin ölmediklerine inanıyor, bu ilahi müjdeye tüm kalbimizle iman ediyoruz. Gazze'de ve Batı Şeria'da vatanları namusları özgürlükleri için toprağa düşen tüm şehitlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Aynı şekilde baş koydukları mukaddes yolda mücadele ederken gazilik mertebesine erişen kardeşlerimize de sağlıklı ömürler diliyorum" açıklamasını yaptı. Şair Necip Fazıl'ın orucu maddi ve manevi sayısız nimetin kaynağı olarak tarif ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tuttuğumuz oruçların yaptığımız hayır ve ibadetlerin ettiğimiz duaların maddi ve manevi nimetlerimizi arttırmasını hayatımıza feyiz ve bereket katmasını canı gönülden temenni ediyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde büyük bir trajedinin, son asrın en barbar soykırımlarından birinin mağdurlarını misafir ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze'nin vakur olduğu kadar yüreği yaralı evlatlarını milletin evinde, bu gazi mekanda ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Burada şu hususun altını tekrar çizmek istiyorum" değerlendirmesini yaptı. "SAVAŞTA BİLE DOKUNULMAMASI GEREKEN 330'DAN FAZLA SAĞLIK GÖREVLİSİ BİLİNÇLİ BİR ŞEKİLDE ÖLDÜRÜLDÜ" İsrail'in 471 gün boyunca Gazze'de gerçekleştirdiği katliamların insanlık tarihine bir utanç lekesi olarak kazındığını, soykırım şebekesinin saldırıları sonucunda çoğu çocuk ve kadın 61 binin üzerinde kardeşimiz şehit oldu. 200'ün üzerinde basın mensubu katledildiğini bir kez daha hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savaşta bile dokunulmaması gereken 330'dan fazla sağlık görevlisi bilinçli bir şekilde öldürüldü. Ağzı süt kokan bebekleri, analarının öpmeye doyamadığı masum yavruları katletmekten sadistçe bir keyif alan bir cinnet haline, kimi zaman öfkeyle, kimi zaman mahcubiyetle bütün dünya gibi biz de 471 gün süresince maruz kaldık. Al kanlarıyla toprağı sulayan şehitlerden bir tanesi de henüz 3 yaşındaki Rim isimli evladımızdı. Dedesi Ebu Diyar, Rim'in gözlerinin içini öperek 'Sen ruhumun ruhusun' diyerek torununu toprağa vermişti. Geçtiğimiz aralıkta Ebu Diyar da İsrail saldırılarında şehit düştü. Nice dede torunsuz, nice torun dedesiz, nice çocuk annesiz babasız kaldı. Ebu Diyar nasıl torunu Rim'i ruhunun ruhu olarak gördüyse, onu nasıl sevgiyle, şefkatle, merhametle bağrına bastıysa, biz de Filistin'i daima 'ruhumuzun ruhu' olarak gördük, Filistinli kardeşlerimizi 'canımızın canı' olarak bildik" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4 asır boyunca aynı çatı altında kader birliği yapılan Filistinlileri hiçbir zaman yalnız bırakmadıklarını, Kudüs'ten Hayfa'ya, Safed'den Yafa'ya, Nablus'tan Akka'ya Kenan ilinin her bir köşesinde ortak tarihin, dostluğun, dayanışmanın ve kardeşliğin izleri olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk'üyle, Kürt'üyle, Arab'ıyla bizim gönül birliğimiz, Filistin'in caddelerine, sokaklarına, camilerine, kanlarına, hanlarına, çarşılarına, çeşmelerine nakledilmiştir. Bakınız, Mescid-i Aksa'nın Babil Silsile kapısından çıkıp dost doğru ilerlediğinizde, sahada göreceğiniz ilk caddenin adı El Hakkari'dir. Bu cadde ismini Selahaddin Eyyubi'nin komutasında Kudüs'ün fethine katılan ve fetihten sonra buraya yerleşen Hakkarili süvarilerden almıştır" dedi. Bugün Yafa'nın tam ortasında tüm ihtişamıyla yükselen Osmanlı Hükümet Sarayı ve daha pek çok eserin Filistin'le ortak geçmişin vücut bulmuş sembolleri arasında olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin topraklarının tamamında hemen her bir metre karesinde ezeli ve ebedi kardeşliğin nişaneleri ve mühürleri olduğunu dile getirdi. 9 Aralık 1917'de son Osmanlı taburunun Kudüs'ten ayrılırken Mescid-i Aksa'yı muhafaza etmek üzere bazı artçı birlikler bıraktığını, bunlardan birinin de 8. bölükten Iğdırlı Hasan Onbaşı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hasan Onbaşı, Mescid-i Aksa nöbetini yarım asır boyunca terk etmemiştir. Iğdırlı Hasan Onbaşı'nın nöbetini aynı adanmışlık, aynı sabır, aynı imanla bugün biz sürdürüyoruz. Türk Milleti olarak Kudüs nöbetimiz, Filistin nöbetimiz halen devam ediyor. İşte bu ruhla Siyonist rejimin 471 gün süren işgal ve soykırım politikası karşısında Gazzeli kardeşlerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmadık, bırakmayacağız" açıklamasını yaptı. "9 ÜLKENİN DAHA FİLİSTİN'İ TANIMASINA KATKI SUNDUK" Saldırıların başladığı 7 Ekim'den itibaren akan kanı durdurmak amacıyla tüm imkanları seferber ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: "Birleşmiş Milletler başta olmak üzere yer aldığımız tüm uluslararası platformlarda Filistinli mazlumların sesi olduk. Haksızlıkları dile getirdik. Mevcutlara ilave olarak 9 ülkenin daha Filistin'i tanımasına katkı sunduk." Türkiye'nin Uluslararası Adalet Divanı'nda İsrail aleyhine açılan soykırım davasına müdahil olma kararı aldığını, Gazze'ye yaklaşık 100 bin ton insani yardım malzemesi ulaştırıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail ile olan ticari işlemleri tamamen durdurarak toplam 9,5 milyar dolarlık ticaret hacminden sarfı nazar edildiğini aktardı. Katılımcı sayısı 500 binleri aşan mitinglerle, boykotlarla, farkındalık çalışmalarıyla Filistinlilerin haklı mücadelesine omuz verildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Siyonist rejime şirin gözükmek için Filistin'in direnişine çamur atanlara, terör örgütü iftirası atanlara lafa her başladıklarında amalı, fakatlı cümleler kuranlara rağmen Gazze'nin kahraman evlatlarının daima yanında olduk. Gazzeli bin 369 hasta, yaralı ve refakatçinin ülkemizdeki hastanelerde tedavilerine devam etmelerini sağladık" dedi. 880 vatandaşın Gazze'den tahliye edildiğini, 2 bine yakın Filistinliye Ankara ve İstanbul başta olmak üzere birçok illerde barınma imkanı sunulduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kızılay, AFAD, Türkiye Diyanet Vakfı ve diğer vakıfların öncülüğünü yapılan nice yardım faaliyetiyle Filistinlilere destek verildiğini belirtti. Türkiye ve Filistin'in ezelden ebede uzanan kardeşliğimize kimsenin engel olamayacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Filistin'i ve Filistinli kardeşlerimizi bundan sonra da yalnız bırakmayacağız. Filistin'in bağımsızlık mücadelesini her şartta cesaretle savunacağız. Son dönemde İslam ülkelerinin Filistin davasını sahiplenme, Filistinlilerin haklarını koruma noktasında ortaya koyduğu güçlü iradeyi memnuniyetle karşılıyoruz. Gazze'nin geleceğine yönelik Kahire'de toplanan acil Gazze zirvesinde oluşan planı çok kıymetli buluyoruz. 19 Ocak'ta varılan mutabakatın devam ettirilmesini temenni ediyoruz. Ancak Netanyahu hükümetinin ateşkesi baltalama girişimleri ilk günden beri artarak sürmektedir" dedi. "BÖLGEMİZDE BÖL, PARÇALA YÖNET TAKTİĞİNE DAYALI YENİ PLANLARIN DEVREYE ALINMASINA GEÇİT VERMEYECEĞİZ" Siyonist yayılmacılığı devlet politikası haline getiren mevcut hükümetin ne yapmaya çalıştığını gayet iyi bildiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bölgemizde böl, parçala yönet taktiğine dayalı yeni planların devreye alınmasına geçit vermeyeceğiz. Burada şunu altını çizerek tekrar söylemek isterim. Filistinlileri topraklarından sürgün ederek Filistin halkına ikinci bir Nekbe Felaketi yaşatmaya dönük projelerin hiçbiri kabul edilemez. Filistin'in tapusu Filistinli kardeşlerimizin elindedir. Ham hayaller peşinde koşanlara Filistin'in efsanevi şairi Mahmut Derviş'in şu anlamlı şiirini hatırlatmakta fayda görüyorum. 'Ve ant içerim ki bir mendil işleyeceğim yarına kadar. Gözlerine sunduğum şiirlerle süslü ve bir cümleyle baldan ve öpücüklerden tatlı bir Filistin vardı. Bir Filistin unutmayın gene var.' Evet Filistin asırlardır olduğu gibi var olmaya yine devam edecek. Şu gerçeği artık herkesin kabullenmesi iyi olacaktır. İki devletli çözüm bölgedeki tüm halkları huzura götürecek yegane yoldur. 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan özgür, bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip egemen bir Filistin devleti kurulmadan adil ve kalıcı bir çözümden bahsetmek imkansızdır" değerlendirmesini yaptı. Gazze'nin yeniden imar ve ihyası için İslam ülkeleri başta olmak üzere uluslararası toplumun tüm üyelerini etkin sorumluluk almaya elini taşın altına koymaya davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz sadece Gazze'de sadece Batı Şeria'da değil tüm bölgemizde barış huzur ve refah istiyoruz. Farklı inançların, mezheplerin etnik unsurlarının yan yana yaşadığı bir bölge hayal ediyoruz. Bunun için de var gücümüzle çalışıyoruz" açıklamasını yaptı. Suriye'nin toprak bütünlüğüne, üniter yapısının korunmasına birlik ve dirliğinin tahkim edilmesine büyük önem verdiklerini bir kez daha vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İlk günden beri hep bunu savunduk. Bunun ehemmiyetine dikkat çektik. Suriye'nin terörden arındırılmasına yönelik her türlü çabayı doğru yönde atılmış bir adım olarak görüyoruz" diye konuştu. Dün varılan mutabakatın eksiksiz uygulanmasının Suriye'nin güvenliğine ve huzuruna hizmet edeceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunun da kazananı Suriyeli kardeşlerimizin tamamı olacaktır. Her zaman üzerine basa basa söylüyorum. Araplar, Türkler, Kürtler olarak kardeşliğimizi yücelttiğimiz ölçüde, oyunları bozar geleceğimizi güvence altına alabiliriz. Birbirimizin elini tutmaktan, birbirimize sıkıca kenetlenmekten, birbirimizin hassasiyetlerine saygı göstermekten başka kurtuluş yolunun olmadığını aklımızdan lütfen çıkarmayalım. Rabbim bizleri her türlü fitneden, çatışmadan, emperyalistleri sevindirecek kardeş kavgasından muhafaza buyursun diyorum. İftar soframızı teşrif eden Filistinli ailelerimize, kardeşlerimize, evlatlarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Kendileriyle olan dayanışmamızı millet olarak çok daha güçlü bir şekilde sürdüreceğimizi tekrar belirtmek istiyorum" şeklinde konuştu.

Gazze’de 12 bin kadın öldürüldü Haber

Gazze’de 12 bin kadın öldürüldü

Gazze yönetimi, İsrail'in Gazze’de yürüttüğü savaşta öldürülen kadınların sayısını açıkladı. Hükümetin Medya Ofisi Başkanı Selame Maruf, İsrail'in 15 ayı aşkın süren saldırıları nedeniyle 12 bin 316 kadının hayatını kaybettiğini bildirdi. 2 bin kadın ile kız çocuğunun da bazı organlarını kaybederek "kalıcı engelli" hale geldiğini belirten Maruf, bu dönemde 162 kadının bulaşıcı hastalıklara yakalandığını ve onlarca kadının İsrail hapishanelerinde çeşitli işkencelere maruz kaldığını kaydetti. Maruf, ayrıca şu bilgileri paylaştı: "13 bin 901 kadın dul kaldı. 17 bin anne çocuklarını kaybetti. 50 bin hamile kadın, insanlık dışı koşullar sebebiyle, karınlarındaki yavrularını daha dünyaya getirmeden kaybetti.” İsrail’in ablukayı sürdürdüğünü ve insani yardımları engellediğini hatırlatan Maruf, Gazze’deki kadınların açlık ve susuzluk içinde yaşam mücadelesi verdiğinin altını çizdi. HAMAS: BATI'NIN ÇİFTE STANDARDI Hamas da yaptığı açıklamada, “Gazze'de 12 bin kadının öldürülmesi, binlercesinin yaralanması ve tutuklanması, yüz binlercesinin yerinden edilmesi insanlık için bir lekedir” dedi. Hamas, Filistinli kadın mahkûmların, tüm uluslararası norm ve sözleşmeler açıkça ihlal edilerek psikolojik ve fiziksel işkenceye maruz bırakıldığını ifade etti. Filistinli kadın mahkumların çektiği acıların, ABD de dahil olmak üzere Batılı ülkelerin Filistinlilere yönelik “çifte standartlarını” ortaya koyduğunu sözlerine ekledi.

Erdoğan: "Gazze, Gazzeli kardeşlerimizindir'' Haber

Erdoğan: "Gazze, Gazzeli kardeşlerimizindir''

Filistinlilerin uğrunda on binlerce evladını şehit verdiği vatan toprakları pazarlık konusu yapılamaz. Başta Arap ve İslam dünyası olmak üzere insanlık ittifakının bu kritik süreçte Gazzelileri yalnız ve sahipsiz bırakmayacağına yürekten inanıyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan temasları çerçevesinde Pakistan-Türkiye İş Forumu'na katıldı. Erdoğan, forumdaki konuşmasında Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile toplantıya iştirak etmekten büyük bir bahtiyarlık duyduğunu dile getirdi. İki ülkenin iş çevrelerini bir araya getiren toplantının hayırlara vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aramızdaki gönül bağı, ticari ve ekonomik ilişkilerimizin gerçek potansiyelini değerlendirmemiz için mümbit bir zemin teşkil ediyor. İkili ticaretimiz hamdolsun yıldan yıla giderek güçleniyor. 2024 yılında ikili ticaret hacmimiz bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 30 oranında artarak bugüne kadarki en yüksek seviyesi olan 1,4 milyar dolara dayandı ancak yine de 5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimizin oldukça gerisindeyiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, potansiyelin hayata geçirilmesinde şüphesiz herkese görev düştüğünü kaydederek, "Bu doğrultuda Tercihli Ticaret Anlaşmamızın kapsamının genişletilerek Serbest Ticaret Anlaşması'na doğru evrilmesinin istikrarlı ve dengeli bir ticaret hacmi artışına vesile olacağına inanıyorum" diye konuştu. "PAKİSTAN GELECEĞİN ÖNEMLİ EKONOMİLERİ ARASINA GİRMEYE ADAY" Bu niyetlerini teyit eden ortak bildiri metninin bugün ticaret bakanları tarafından imzalandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ayrıca kombine yük taşımacılığını geliştirmemiz, taşıma imkânlarımızda çeşitliliği sağlamamız, özellikle karayolu ve demir yolunda ilerleme kaydetmemiz önemlidir. İslamabad-Tahran-İstanbul Yük Treni hattına yeniden işlerlik kazandırılması gibi ortak koridor, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru ve Kalkınma Yolu güzergâhlarında bütüncül bir bakış açısıyla hayata geçirebileceğimiz projeleri değerlendirmemiz tüm bölgemizin menfaatine olacaktır" ifadelerini kullandı. Erdoğan, Pakistan'ın 250 milyona yakın dinamik nüfusu, tarıma elverişli toprakları, uluslararası ticaret güzergahı açısından stratejik konumuyla geleceğin önemli ekonomileri arasına girmeye aday ülkelerin başında geldiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, her geçen yıl dönüşen Pakistan ekonomisinin gelecek dönemde enerji başta olmak üzere tarım, sağlık ve altyapı alanlarında önemli projelere imza atmasının beklendiğini ve Türkiye olarak bu vizyona göre hazırlık yaptıklarını belirtti. "ÜLKEMİZE PAKİSTANLI FİRMALARI DA DAVET EDİYORUZ" Pakistan'da kamu kesimi ve özel sektörden 50'yi aşkın firmanın faaliyet gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biliyorsunuz, müteahhitlik hizmetlerinde dünyada ikinci sıradayız. Müteahhitlik ve teknik müşavirlik alanlarında Türk firmaları Pakistan'da toplam değeri 3,5 milyar dolara ulaşan projelere imza attı. 2 milyar doları aşan Türk yatırımının bulunduğu Pakistan'la yatırımların daha da artırılmasını temenni ediyoruz. Bu vesileyle kapsamlı yatırım teşvikleri sunan ülkemize Pakistanlı firmaları da davet ediyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisimiz sizlere süreç boyunca rehberlik edecektir" şeklinde konuştu. Devlet adamları ve siyasetçiler olarak görevlerinin iş dünyasına yardımcı olmak, önünü açmak ve girişimcilerin önündeki engelleri kaldırmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugüne kadar hep bunu yaptık. Yatırımcılarımızın iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik iş birliği fırsatlarını en iyi şekilde değerlendirmesi için her türlü desteği verdik. Hamdolsun müşterek çabalarımız sayesinde kısa sürede gözle görünür mesafeler aldık. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Türkiye-Pakistan iş birliğinin semerelerini ticaret, yatırımlar ve diğer alanlarda da toplayacağız" dedi. Türkiye'de 6 Şubat 2023'te tarihin en büyük tabii afetlerinden birinin yaşandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok kısa süre arayla meydana gelen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki iki depremde 53 binden fazla insanın hayatını kaybettiğini belirtti. Tarihin her döneminde olduğu gibi o zor günlerde de Pakistan halkının desteğini, duasını ve dayanışmasını ilk andan itibaren yanlarında hissettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "(Pakistan Başbakanı Şahbaz) Şerif kardeşimin şahsında Pakistan halkına bir kez daha teşekkür ediyorum. Siz nasıl bizim yanımızda olduysanız, biz de ihtiyaç duyduğunuzda her zaman sizin yanınızda olacağız" diye konuştu. "201 BİNİNCİ KONUTUN ANAHTARLARINI EVİ YIKILAN VATANDAŞLARIMIZA TESLİM ETTİK" Geçen perşembe günü depremin ikinci yıl dönümü olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlere şunu söylemek isterim, depremin Türk ekonomisine doğrudan maliyeti 104 milyar doları, dolaylı maliyeti 150 milyar doları bulmasına rağmen yaralarımızı süratle sarıyoruz. Ekonomide, üretimde, istihdamda, yatırımda, turizm ve savunma sanayii alanında hedeflerimize doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Depremin üzerinden iki sene bile geçmeden 201 bininci konutun anahtarlarını evi yıkılan vatandaşlarımıza teslim ettik. Yılbaşına kadar 252 bin konut daha yapıp, inşallah bu ağır yükün altından kalkmış olacağız" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir taraftan depremin izlerini silerken diğer taraftan ekonomideki hamlelere hız kesmeden devam ettiklerini belirterek, "2024 yılında ihracatta 262 milyar dolarla son 100 yılın rekorunu kırdık. Son bir yılda 986 bin kişilik istihdam artışı sağladık. İstihdam sayımız 32 milyon 748 bin kişiye yükseldi. Turizmde 62 milyondan fazla kişiyi ülkemizde ağırladık. Merkez Bankamızın rezervleri sürekli artıyor. Bölgemizdeki sıcak çatışmalara ve küresel piyasalardaki belirsizliklere rağmen Türkiye olarak bütün bu başarılara hamdolsun imza attık" şeklinde konuştu. "ZORLUKLARA DEĞİL, FIRSATLARA ODAKLANACAĞIZ" Suriye'de 13,5 yıl süren çatışmaların ve zulmün 8 Aralık itibarıyla yerini ümit dolu bir atmosfere bıraktığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yönetimle beraber çalışarak, Suriye'de ekonomi, ticaret ve yatırımlar noktasında çok farklı bir sürece gireceklerini ifade etti. Suriye'den sonra bir başka olumlu haberin de 19 Ocak'ta Gazze'den geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "15 aydır İsrail'in katliamlarına ve soykırımına maruz kalan Gazze'de bizim de katkı sunduğumuz bir süreç sayesinde geçici ateşkes sağlanmıştı. Filistinliler taahhütlerini yerine getirirken, İsrail'in yine verdiği sözleri tutmaması sebebiyle maalesef ateşkes mutabakatı önceki gün çıkmaza girdi" dedi. Bölgenin tekrar kan ve gözyaşına doğru sürüklenmeye çalışıldığını belirten Erdoğan, "Şu gerçeği bir kez daha önemle ifade etmek istiyorum. Gazze, Gazzeli kardeşlerimizindir, inşallah ebediyen de öyle kalacaktır. Filistinlilerin uğrunda on binlerce evladını şehit verdiği vatan toprakları pazarlık konusu yapılamaz. Başta Arap ve İslam dünyası olmak üzere insanlık ittifakının bu kritik süreçte Gazzelileri yalnız ve sahipsiz bırakmayacağına yürekten inanıyorum. Yeni bir Nekbe yaşanmaması için biz de üzerimize düşeni her alanda yapmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve Pakistan'ın stratejik olduğu kadar meşakkatli bir coğrafyada yer aldığını kaydederek, "Etrafımızda yaşanan hadiseler dolayısıyla güvenlikten ekonomiye geniş bir alanda ciddi sınamalarla yüzleşiyoruz. Bununla birlikte önümüze çıkan tüm engelleri aşacak, tüm zorlukların üstesinden gelecek kudrete, iradeye, azme ve kapasiteye de hamdolsun ziyadesiyle sahibiz. Türkiye-Pakistan el ele, omuz omuza verirse, ekonomiden güvenliğe birçok alanda bu coğrafyanın barışına, huzuruna, kalkınmasına en fazla katkıyı yapabilecek iki ülkedir. Bunun için hedeflerimize sıkı sıkıya sarılacağız. Zorluklara değil fırsatlara odaklanacağız. Sorunların altında ezilmeyecek, çözüm için gayret göstereceğiz. Evlatlarımıza daha mutlu, müreffeh ve güçlü bir Türkiye ve Pakistan bırakmak için canla başla çalışacağız" ifadelerini kullandı. "TİCARET VE YATIRIM İŞ BİRLİĞİMİZİN DAHA DA GÜÇLENECEĞİNE İNANIYORUM" Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Yedinci Toplantısı kapsamında imzalanan belgelerin bu hedeflere en kısa sürede ulaşmaya vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her birinizin katkıları ile bilhassa müteahhitlik, belediyecilik, güneş ve rüzgar enerjisi, sağlık turizmi, helal sektörü, bilgi ve iletişim teknolojileri alanlarında ticaret ve yatırım iş birliğimizin daha da güçleneceğine inanıyorum. İş dünyamızın da karşılıklı yatırımlarında ve faaliyetlerinde desteklenmesi konusunda irademizin tam olduğunu bir defa daha teyit etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İş Forumu çerçevesindeki görüşmelerin ülkeler ve bölge için hayırlara vesile olmasını temenni ederek, "Bu gece idrak edeceğimiz Leyle-i Beratınızı ve inşallah 1 Mart'ta erişeceğimiz Ramazan-ı Şerifinizi tebrik ediyorum. Rabbim bu mübarek günleri ülkelerimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için barışa, huzura ve dayanışmaya vesile eylesin diyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda Pakistan halkını ve programa katılanları selamladı.

Bahçeli'den Gazze tepkisi: Gazze toprağı emlak değildir Haber

Bahçeli'den Gazze tepkisi: Gazze toprağı emlak değildir

MHP lideri Devlet Bahçeli, Filistin’in uğradığı saldırılara ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. İnsanlığın kalıcı barış ve huzura hayli susadığına dikkati çeken Bahçeli, "İnsanlığın bilcümle pençesine düştüğü manevi buhranlar ve maddi buzlanmalar maalesef görüş açılarını daraltmakla kalmamış heves ve heyecanları da darboğaza sürüklemiştir. İşin özünde hayat dediğimiz kısmen müşahhas kısmen mücerret nitelikli karmaşık döngü kapsamında felah ve ferah ümitleri bir türlü beklenen ve hak edilen seviyelere de sıçrayamamıştır. Dürüst ve samimi bir hissiyatla ihata edilmiş geniş çaplı bir vicdan muhasebesi yapılmadan daha iyi, daha insani bir dünyanın arayış adımları çöl kuraklığındaki serap gibi kaybolup gidecektir. Zulüm ve zorbalığın at koşturduğu; yerkürenin dört bir köşesinde insanlık değerlerine, adalet ve hukuk ilkelerine ağır saldırı ve suikastların yapıldığı bugünkü alacakaranlık dönemin tek panzehri, tek şifası, yegane direniş hattı manevi toparlanma, birlik ve beraberlik hatlarını tahkim ve takviye etmektir" açıklamasında bulundu. Bahçeli açıklamasına şöyle devam etti: "Filistinli kardeşlerimizi Gazze’den sürüp çıkarma dayatması karşısında sessiz ve suskun kalmak küresel emperyalizmin vesayetine rıza göstermek, esaret zincirine gönüllü kafa uzatmaktır. Mazlumları toprağından koparmak, toprağı da üzerinde yaşayan hak sahiplerinden ayırmak bedeli ve vebali çok ağır bir suç ve skandaldır. Böylesi bir gözü dönmüş aymazlığın bölgesel ve küresel volkan ağzının patlayışına çanak tutma riski hem çok fazla hem de sonuçları itibariyle dehşet atmosferini beslemesi kaçınılmazdır. Geldiğimiz bu aşamada 5 Ağustos 2024 tarihinde önerdiğim "Kudüs Paktı" teklifi mutlaka değerlendirilmeli, bölgesel huzur ve güvenlik kuşağının teessüs ve tecellisi süratle temin edilmelidir. Gazze’nin Filistin’den kopartılması halinde ne bölge ülkeleri ne de dünyanın tamamı dirlik ve istikrar bulamayacaktır." "Gazze, Gazzelilerindir" söyleminde bulunan Bahçeli, "Gazze toprağı emlak değildir, imara açılacak arsa değildir, nitekim şehit kanlarıyla sulanmış ve sahiplenilmiştir. İki devletli çözümden başka her yol ise uçurumdur. Harici ve dahili hiçbir mihrak bunun hilafına tarihin, coğrafyanın ve egemenliğin açık gerçeklerini güce ve zora dayalı olsa bile çiğneyemeyecektir. İslam ülkeleri aslına, kendine, köküne dönmelidir. Ürdün Kralı’nın aciz ve boyun eğmiş haline bakıp da bu teslimiyetin hakim olduğuna dair hiç kimse, hiçbir ülke yanlış hesap yapmamalıdır. Tövbe ve istiğfarla geçireceğimiz bu mübarek gecede Cenab-ı Allah’tan niyazım; Müslüman gönüllere daha çok hidayet nasip etmesi, tefrika, tezvirat ve fitne tehdidinden cümlemizi muhafaza etmesidir" ifadelerini kullandı. Bahçeli konuşmasını şöyle sürdürdü: "Günahlardan arına arına, dua ve ibadetlerin kudretine sığına sığına; akıl, fikir ve iman sıcaklığının lütfuyla aramızdaki soğuklukları gidermeli; haksızlığa ve emperyalist azgınlığa karşı kanımızla, canımızla duvar çekmeliyiz. Bu duygularla aziz milletimizin, Türk-İslam aleminin Berat Gecesi’ni tebrik ediyor, Cenab-ı Allah’ın rahmetini, mağfiretini, ihsanını ve gufranını diliyorum. Beraatımıza ve beraberliğimize vesile olması temennilerimle Berat Gecemiz mübarek olsun diyorum."

Macron'dan Trump'a: "Gazze'de çözüm, gayrimenkul operasyonu değil" Haber

Macron'dan Trump'a: "Gazze'de çözüm, gayrimenkul operasyonu değil"

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, CNN International kanalına röportaj verdi. Macron, ABD Başkanı Donald Trump'ın skandal Gazze planına sert eleştirilerde bulundu. Planı reddeden Macron, siyasi çözüm çağrısında bulundu. Macron, "Gazze boş bir arazi değil, 2 milyon insanın yaşadığı topraklar. 2 milyon insana, 'Tamam, şimdi tahmin edin ne olacak? Buradan gideceksiniz' diyemezsiniz. Doğru cevap, gayrimenkul operasyonu değil, siyasi operasyondur" ifadelerini kullandı. Gazze'nin yeniden inşasına yönelik etkili bir çözümün, Filistinlilere veya bölgedeki diğer ülkelere karşı saygısızlık yapılabileceği anlamına gelmediğini belirten Macron, kendi topraklarında kalmak isteyen Filistinlilere ve komşuları Ürdün ile Mısır'a saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. İsrail'in Gazze'ye saldırılarına tepki Macron ayrıca, "İsrail Başbakanı Netanyahu ile aynı fikirde olmadığımı her zaman dile getirdim. Bir kez daha söylüyorum, bazen sivilleri de hedef alan böyle büyük bir operasyonun doğru olduğunu düşünmüyorum" dedi. Trump'ın tepki çeken Gazze açıklamaları Trump ilk olarak 26 Ocak'ta yaptığı açıklamada Gazze Şeridi'ndeki yıkıma değinerek, "Orası kelimenin tam anlamıyla bir yıkım alanı, neredeyse her şey yıkılıyor ve insanlar orada ölüyor, bu yüzden bazı Arap ülkeleriyle birlikte çalışmayı ve belki de bir değişiklik için barış içinde yaşayabilecekleri farklı bir yerde konut inşa etmeyi tercih ederim" ifadelerini kullanmıştı. Ürdün ve Mısır'a çağrı yapan Trump, iki ülkenin Gazze Şeridi'nden daha fazla Filistinli alması gerektiğini söylemişti. Trump 4 Şubat'ta ise Filistinlilerin Gazze Şeridi'ni terk etmekten başka alternatiflerinin olmadığını ve komşu ülkeler Ürdün ve Mısır'ın yerlerinden edilen Filistinlileri kabul etmesini istediğini dile getirmişti. 5 Şubat'ta Beyaz Saray'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşen Trump, Gazzelileri başka ülkelere taşıma fikrini tekrarlayarak, "İnsanların Gazze'ye geri dönmemesi gerektiğini düşünüyorum" demişti. Son olarak önceki gün ABD merkezli Fox News'e verdiği röportajda Arap ülkeleri tarafından reddedilen planında ısrarcı olan Trump, Filistinlilerin Gazze dışında 6 farklı bölgede yaşayabileceklerini, geri dönüş hakkına sahip olmayacaklarını ifade etmişti. Hem Ürdün hem de Mısır, Filistinlilerin Gazze'den çıkarılmasını kesin bir dille reddetmiş, Trump'ın Gazze planı İsrail haricinde destek bulmamıştı.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
Söz Bursa En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.