SON DAKİKA
Hava Durumu

#Enflasyon

Söz Bursa - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: "Zam eridi bitti" Haber

Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: "Zam eridi bitti"

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, TÜİK tarafından açıklanan mart ayı enflasyon rakamını değerlendirdi. Yalçın, "Zam eridi bitti, kayıplar artarak devam ediyor. Kamu işverenin uzlaşmayı mümkün kılmayan teklifleri sonrası tahkim sürecinde Hakem Kurulu'nun yanlış, hatalı, geçersiz ve yetersiz artışı ile kamu görevlilerimizin ve emeklilerimizin alım gücü düşmeye devam ediyor" ifadelerini kullandı. Yalçın, "Ekonomik hedefler gerçeği, Kamu İşvereni/Hakem Kurulu ise emeği, alın terini ve gelir dağılımını öncelemediği müddetçe kayıplar yaşanmaya, referans alınan hedefler şaşmaya, gelir dağılımı bozulmaya devam edecektir" diye konuştu. "İŞVEREN TARAFI KAYIPLARI TELAFİ EDECEK TEKLİFE HAZIRLANMALIDIR" Yalçın, "Merkez Bankası'nın sapma rekorları kıran tahminlerine göre değil, hayatın gerçeğine göre maaş/ücret politikalarının belirlenmesi gerekiyor. Bunun için işveren tarafı masanın imkanlarını/fırsatlarını iyi değerlendirmeli, şimdiden kayıpları telafi edecek teklife hazırlanmalıdır" ifadelerini kullandı. Yalçın, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Toplu sözleşme masası; sadece yetkili sendikalar/konfederasyon için değil aynı zamanda kamu işveren heyeti için de önemli ve değerli olmalıdır. Sosyal taraflarla istişare edilen ve farklı pencerelerden bakma fırsatı bulunan masanın gücü, etkinliği ve çözüm üretme kapasitesi artırılmalıdır. Bunun için yapılması gereken öncelikle mevcut 4688 sayılı Kanun'un değiştirilerek toplu sözleşme görüşmelerine yetiştirilmesi, 'Hakem Kurulu'nun 'hakem' ve 'kurul' ismine yakışır hale getirilmesi, sürenin ve sürecin adil ve makul olarak belirlenmesi gerekiyor." "MEMUR EMEKLİLERİMİZ KAYIP YAŞAMAYA MAHKUM EDİLMEMELİDİR" Yalçın, açıklamasını şöyle tamamladı: "Kamu görevlilerimiz ve doğrudan toplu sözleşme masasının kararlarından etkilenen memur emeklilerimiz, 2026 ve 2027 yıllarında enflasyon karşısında kayıp yaşamaya mahkum edilmemelidir. Aksi takdirde bilerek ve isteyerek Hakem Kurulu'nu işaret eden sürecin sonucunu şimdiden öngörüyor, benzer tablonun yaşanacağını hepimiz iyi biliyoruz. Memur-Sen olarak gayretimiz, mücadelemiz ve hedefimiz 4688 sayılı Kanun'un evrensel ilke ve normlara uygun hale getirilmesi, çalışanın alım gücünü yükseltmek için toplu sözleşmenin öneminin artırılmasıdır."

Mart enflasyonu belli oldu Haber

Mart enflasyonu belli oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mart ayı Tüketici Fiyat Endeksi verilerini paylaştı. Buna göre, TÜFE'deki değişim 2025 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2,46 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 10,06 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38,10 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 51,26 artış olarak gerçekleşti. TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık yüzde 37,12 arttı En yüksek ağırlığa sahip 3 ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 37,12 artış, ulaştırmada yüzde 21,59 artış ve konutta yüzde 68,63 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların yıllık değişime olan etkileri ise gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 9,51, ulaştırmada yüzde 3,65 ve konutta yüzde 9,47 oldu. TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık yüzde 4,94 arttı En yüksek ağırlığa sahip 3 ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 4,94 artış, ulaştırmada yüzde 0,25 artış ve konutta yüzde 2,10 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan etkileri ise gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 1,23, ulaştırmada yüzde 0,04 ve konutta yüzde 0,33 oldu. Endekste kapsanan 143 temel başlıktan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 5'li Düzey) 2025 yılı Mart ayı itibarıyla, 25 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 5 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 113 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti. Özel kapsamlı TÜFE göstergesi yıllık yüzde 36,99 arttı, aylık yüzde 1,30 arttı İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE'deki değişim, 2025 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,30 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 9,31 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 36,99 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 50,56 artış olarak gerçekleşti. YURT İÇİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (Yİ-ÜFE) YILLIK YÜZDE 23,50 ARTTI, AYLIK YÜZDE 1,88 ARTTI Yİ-ÜFE 2025 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,88 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 7,23 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,50 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 35,23 artış gösterdi. Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 23,14 arttı Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 30,89 artış, imalatta yüzde 23,14 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 21,15 artış ve su temininde yüzde 58,02 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 19,78 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 32,91 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 30,89 artış, enerjide yüzde 16,98 artış ve sermaye mallarında yüzde 23,14 artış olarak gerçekleşti. Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 2,12 arttı Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 1,52 artış, imalatta yüzde 2,12 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 0,87 azalış ve su temininde yüzde 2,92 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 2,28 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 2,19 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 2,26 artış, enerjide yüzde 1,17 azalış ve sermaye mallarında yüzde 2,53 artış olarak gerçekleşti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, enflasyonun düşüş tarihini açıkladı Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, enflasyonun düşüş tarihini açıkladı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi'nin TARPOL'un bir otelde düzenlediği iftar programına katıldı. Yılmaz, Ramazan, gönüllerin birleştiği, sofraların paylaşıldığı mübarek bir ay olduğunu vurguladı. İftar sofralarında yenilen her lokma, toprağın bereketinden, çiftçinin alın terinden, milletin dayanışmasından doğan bir nimet olduğunu belirten Yılmaz, "Sofralarımızın bereketi ancak tarlalarımızın bereketiyle mümkündür. Bu nedenle, toprağımızın ve çiftçimizin değerini bilmek, onları desteklemek ve tarımsal üretimi artırmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Tarım ve gıda arz güvenliğini stratejik bir alan olarak değerlendiriyoruz. Modası hiçbir zaman geçmeyecek bir alan olarak addediyoruz. İnsanlıkla birlikte başlamış, insanlık var oldukça devam edecek bir alan olduğuna inanıyoruz. Tarımdaki dönüşüm, verimlik artışı, tarımdaki gelişme seviyesi aslında bir toplumun kalkınma seviyesini ortaya koymaktadır" diye konuştu. "Avrupa'dan Çin'e günümüz modern ekonomilerinin sanayi devriminden önce tarım devrimi ile bugünlere geldiğini unutmamalıyız" ifadelerini kullanan Yılmaz, "Bu çerçevede baktığımız zaman tarımı genel kalkınma perspektifimizin de çok önemli bir bileşeni olarak gördüğümüzü ifade etmek istiyorum. Tarımın bu tarihsel konumunun yanı sıra özellikle son dönemlerde iklim değişikliği, tedarik zincirlerinde kırılmalar, dünya nüfusunun geldiği nokta, afetler birçok unsurla birlikle gıda arz güvenliğinin çok önemli olduğunu görüyoruz. Pandemi, savaşlar, iklim değişikliği ve küresel tedarik zincirlerindeki kırılmalar, bize bir gerçeği tekrar hatırlattı: gıda arz güvenliğini sağlayamayan ülkeler, ekonomik ve sosyal olarak büyük bedeller ödemek zorunda kalıyor. Ukrayna-Rusya savaşında maalesef gıda arzının savaşlardan, jeopolitik gelişmelerden nasıl etkilendiğini gördük. Burada Sayın Cumhurbaşkanımızın inisiyatifi ile Tahıl anlaşması yapılması hem dünyadaki gıda fiyatlarının düşmesine hem de Afrika başta olmak üzere en fazla ihtiyaç duyan ülkelerin gıdaya erişimine büyük bir katkıda bulundu" diye konuştu. Tarımsal verimliliğin artık sadece bir kalkınma meselesi değil küresel güvenliğin ve jeopolitik dengelerin de önemli unsurlarından birisi olduğuna dikkat çeken Yılmaz, "Bu nedenle gıda arz güvenliğimizi sürdürülebilir bir yönetim modeliyle sağlamamız son derece önemlidir. Sürdürülebilir gıda arz güvenliği için, sadece üretim değil, aynı zamanda dağıtım, tüketim ve atık yönetimi gibi tüm süreçlerin de dikkate alınması ve bu süreçlerde işbirliği yapılması öne çıkıyor. Bu noktada, hükümetin görevleri olduğu kadar üniversitelerimizin ve TARPOL gibi düşünce üretim merkezlerinin de tarım alanında politika önerileri geliştirmesi ve bu önerileri hayata geçirecek projeler üretmesi gerekmektedir. Özellikle TARPOL'ün araştırma merkezi olarak bu alandaki öncü rolünü takdirle karşılıyor ve çalışmalarından dolayı tebrik ediyorum" dedi. "SON 22 YILDA GIDA VE TARIM ÜRÜNLERİNDE 107 MİLYAR DOLARLIK DIŞ TİCARET FAZLASI VERDİK" Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde, Türkiye tarım alanında güçlü bir yol haritası oluşturdu ve önemli kazanımlar elde ettiğine dikkat çeken Yılmaz, şunları kaydetti: "Bu süreçte, tarımsal üretimde modern teknolojilerin kullanımını yaygınlaştırarak, çiftçilerimizin rekabet gücünü artırmaya ve sürdürülebilir tarım uygulamalarını teşvik etmeye odaklandık. Son 22 yılda gıda ve tarım ürünlerinde 107 milyar dolarlık dış ticaret fazlası verdik. Tarım sektörü, genel ekonomimizde kritik bir mesele olan cari açık konusunda, Türkiye'ye sürekli katkı sağlayan, istikrar sunan alanlardan biri oldu. Ayrıca, Türkiye sebze üretiminde dünyada dördüncü, meyve üretiminde altıncı sırada yer alıyor. 206 farklı tarımsal ürün yetiştirebilen bir ülke olarak, bitkisel üretimimizi 2002 yılına göre yüzde 41 artırarak 2023 yılında 139 milyon tona ulaştırdık. Bu, Cumhuriyet tarihimizin en yüksek üretim rakamıdır." Tarımsal ihracatı artırmak için yeni pazarlar buluyor, çiftçileri destekleyen programları genişlettiklerini altını çizen Yılmaz, "Türkiye gibi geniş ve farklı ekolojik bölgelere sahip bir ülkede, bölgesel kalkınma politikaları tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından ne denli önemli olduğunun da farkındayız. Bu bilinçle, GAP, KOP, DAP ve DOKAP gibi projelerle, her bölgenin kendi tarımsal potansiyelini en iyi şekilde değerlendirmesini sağlıyoruz" dedi. "Sulama yatırımları, üretim destekleri ve sanayi entegrasyonuyla, tarımı sadece daha verimli hale getirmekle kalmıyor, üreticilerin gelirini artırıyor, ihracat kapasitemizi güçlendiriyoruz" diyen Yılmaz, "Tarımsal kalkınmayı, Türkiye'nin güçlü ve sürdürülebilir büyümesinin ayrılmaz . Mesele sadece üretimi artırmak değil, tarımı geleceğe hazırlamak, onu bilimle, teknolojiyle ve akıllı sistemlerle yönetmektir. Su kıtlığı, iklim değişikliği, karbon ayak izi gibi küresel meseleler tartışılıyor. Yeşil ve dijital dönüşüm, tarımda verimliliği artıran, kaynak kullanımını optimize eden ve üreticiyi destekleyen yeni modelleri beraberinde getiriyor. Bu noktada, akıllı tarım teknolojilerine yatırım yaparak sensör destekli sulama sistemlerinden yapay zeka tabanlı tarımsal analizlere, gıda fiyatlarını öngören erken uyarı sistemlerinden blokzincir tabanlı tedarik zinciri yönetimine kadar birçok yeniliği devreye alıyoruz. Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı ve ekibinin 'planlı tarım' kavramı ile verimliliğe odaklanan yaklaşımını makro politikalarımızın önemli bir bileşeni olarak görüyoruz" diye konuştu. "GIDA ENFLASYONUNU ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE KONTROL ALTINA ALMAYI VE DÜŞÜRMEYİ HEDEFLİYORUZ" Enflasyon açısından da tarım ve gıda politikalarının önemine dikkat çeken Yılmaz, "Enflasyon sepeti içerisinde gıdanın önemli bir ağırlığı var. Özelliklede dar gelirli vatandaşlarımızın harcama kompozisyonu içerisinde gıdanın payı göreceli olarak daha yüksek. Sosyal adalet açısından gıda fiyatlarının kontrol altında olması düşmesi ve ya yükselmemesi son derecesi önemli. Bu çerçevede kamu olarak tasarruf tedbirleri uyguladığımız bir yılda hiçbir tasarrufa bağlı tutmadığımız en temel kalemlerden biri sulama oldu. Sulama yatırımlarında tarihimizin en yüksek oranlarına çıkmış durumdayız. Gıda enflasyonunu önümüzdeki dönemde kontrol altına almayı ve düşürmeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu.

Bolat: "Gıda enflasyonu yüzde 35'e geriledi" Haber

Bolat: "Gıda enflasyonu yüzde 35'e geriledi"

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, GİMAT Merkezinde bir esnaf lokantasında iftar programına katıldı. Gıda sektörünün temsilcileri ile buluşarak fikir alışverişinde bulunan Bakan Bolat, "Gıda sektörü Türkiye'de 10 bin kişinin istihdam edildiği bir sektör. Covid dönemi tarımın gıdanın ne kadar önemli olduğunu sağlık temizlik hijyen sektörünün ne kadar önemli olduğunu ortaya koymuştu" diye konuştu. "32 BUÇUK MİLYAR DOLARLIK DA TARIM VE GIDA ÜRÜNLERİ İHRACATIMIZ VAR" Hükümetin çabaları ile tarımda gelen başarıları aktaran Bakan Bolat, "Hükümetimizin de 22 yıllık çabalarıyla tarımda iki katı bir üretime kavuştuk son 22 yıl içinde. Avrupa'da birinci, dünyada onuncu sırada 74 milyar dolarlık üretime sahibiz. Yine lezzetli ve damak tadı Türk gıda ürünler dünyada da kapış kapış ihracat pazarlarında satılıyor 32 buçuk milyar dolarlık da tarım ve gıda ürünleri ihracatımız var" ifadelerini kullandı. "EKONOMİMİZİ BÜYÜTMEYE DEVAM ETTİK" Covid ve dünyada yaşanan süreçlere rağmen istikrarın devam ettiğini vurgulayan Bakan Bolat, "Malum Covid ile başlayan süreç, sonra iki büyük gıda üreticisi, enerji üreticisi Rusya ve Ukrayna'nın sıcak savaşı ve deprem felaketleri enflasyonla mücadelemizi zorlaştırmıştı. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hükümetimiz istikrar içerisinde hem siyasi istikrarı korudu hem terör belasını defetti. Hem Türkiye topraklarında hem Türkiye'nin güney sınırlarında yok etti. Hem de ekonomimizi büyütmeye devam ettik" şeklinde konuştu. "GIDA ENFLASYONU YÜZDE 35'E GERİLEDİ" Enflasyon ile mücadele de başarılı sonuçlar elde edildiğini ve gıda enflasyonunun yüzde 35'e gerilediğini söyleyen Bakan Bolat, şunları kaydetti: "2020'den bu yana 4 yıl içinde Türkiye milli gelirini 717 milyar dolardan 1 trilyon 323 milyar dolara 500 milyar dolar artışla büyüttü. Son açıklanan enflasyon rakamları, enflasyonla mücadelede de büyük bir mesafe aldığımızı gösteriyor. Daha 9 ay önce yüzde 75 buçukluk bir tüfe varken şubat ayında yüzde 40'ın altına geriledi tüfe oranı. Enflasyon yüzde 39 olarak son 20 ayın en düşük enflasyon oranı ama daha sevindirici olarak Ramazan günü olarak da ifade etmek istiyorum gıda enflasyonu yüzde 35'e geriledi. Ben bunun için değerli çiftçimize, esnafımıza, tüccarlarımıza, perakendecilerimize çok teşekkür ediyorum. Bu ramazan Allah'a şükür bir fiyat artışı olmadı. Hatta indirim kampanyalarıyla ciddi indirimlerde söz konusu. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki geçen haziran ayından bu yana piyasalarda bir sakinlik var. Üretim arz bol, fiyatlar öngörülebiliyor. Enflasyon bu yıl sonuna kadar 20'li rakamlara doğru inişe geçti." Covid döneminde Türkiye'deki gıda üreticilerinin rüştünü ispat ettiğini bildiren Bakan Bolat, "İnşallah sürümden kazanılacağı, sürümden kar edileceği bir döneme normalleşmeye doğru devam ediyoruz bu bir dengeleme dönemi. Son üç yılda üst üste meydana gelen felaketlerden sonra hem dünyada hem ülkemizdeki deprem felaketini de kattığımızda bizim özellikle bizim stratejik bir ürün olan gıda sektöründe vatandaşlarımıza üretim arzını tedarik etmek makul şartlarda ulaştırmak çok önemli. Gıda sektörü kovid döneminde rüştünü ispat etmiştir. Zor iki yıllık dönemde hiçbir ürünün sıkıntısı meydana gelmedi" dedi.

Enflasyon rakamları açıklandı Haber

Enflasyon rakamları açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Şubat ayı Tüketici Fiyat Endeksi’ni açıkladı. Buna göre, TÜFE'deki değişim 2025 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 2,27, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 7,42, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 39,05 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 53,83 olarak gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 20,84 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 94,90 ile eğitim oldu. Ana harcama grupları itibarıyla 2025 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre en çok azalan ana grup yüzde 5,06 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, 2025 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 9,92 ile eğitim oldu. Endekste kapsanan 143 temel başlıktan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 5'li Düzey) 2025 yılı Şubat ayı itibarıyla, 25 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 5 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 113 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti. Özel kapsamlı TÜFE göstergesi yıllık yüzde 39,47, aylık yüzde 2,32 oldu İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE'deki değişim, 2025 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 2,32, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 7,91, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 39,47 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 53,40 olarak gerçekleşti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık yüzde 25,21 arttı, aylık yüzde 2,12 arttı Yİ-ÜFE 2025 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 2,12 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 5,24 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 25,21 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 37,55 artış gösterdi. Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 24,76 arttı Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 33,24 artış, imalatta yüzde 24,76 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 23,95 artış ve su temininde yüzde 57,58 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 21,16 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 34,52 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 33,52 artış, enerjide yüzde 19,18 artış ve sermaye mallarında yüzde 24,16 artış olarak gerçekleşti. Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 2,24 arttı Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 4,16 artış, imalatta yüzde 2,24 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 0,34 azalış ve su temininde yüzde 2,90 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 2,15 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 2,83 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 2,41 artış, enerjide yüzde 0,98 artış ve sermaye mallarında yüzde 2,04 artış olarak gerçekleşti.

Yılmaz: ''Ana hedefimiz enflasyonu düşürmek" Haber

Yılmaz: ''Ana hedefimiz enflasyonu düşürmek"

AK Parti, 8. Olağan Büyük Kongresi öncesinde, kongreye davet edilen yabancı ülke siyasi parti temsilcileri, Ankara’da mukim büyükelçiler, diplomatlar ve yurt dışı STK temsilcileri onuruna akşam yemeği düzenledi. Programa katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Halkın iradesiyle kurulmuş olan AK Parti adil ve serbest seçimlerle birlikte hükümete gelmiştir ve vatandaşlarımız hükümeti bizlere emanet etmiştir. Son 23 sene içerisindeki bunun 22 yılı AK Parti hükümetiyle geçmiştir. Bu yolculuğun her bir anı hizmetle ve halkımız için büyük başarılara imza atmakla geçmiştir" diye konuştu. "BİZİM VİZYONUMUZ TÜRKİYE'NİN İLERLEMESİDİR" AK Parti’nin, vizyonunun Türkiye’nin ilerlemesi olduğunu söyleyen Yılmaz, "AK Parti adalete adanmış ahlaki dürüstlük ilkesiyle çalışan, adillik, hakkaniyet ve herkes için daha iyi bir gelecek vizyonuyla çalışan bir partidir. Ve bizim vizyonumuz Türkiye'nin ilerlemesidir. Bu da AK Parti hükümeti sayesinde, AK Parti yönetimi sayesinde gerçekleşmiştir. İhtiyaç sahibi olan baskı altında olan bütün halkların da bu noktada destekçisi olmuşuzdur ve bunların bu insanların da hepsi derin değerlerine bağlı ve küresel arenada da hak ettiği yeri alan bir Türkiye inancıyla hareket etmekteyiz" ifadelerini kullandı. Pandemi ve depremin etkilerine rağmen Türkiye’nin birçok sektörde emin adımlara ilerlediğini söyleyen Yılmaz, "Pandemi, bölgesel çatışmalar, savaşlar ve yıkıcı depremler olmasına rağmen ki 2023 yılında yaşadığımız deprem yüzyılın felaketi, asrın felaketi olarak tanımlanıyor. Bunlara rağmen yolumuza devam ediyoruz. Doğrudan 104 milyar dolar, dolaylı olarak da 150 milyar dolar bir maliyeti ortaya çıkarmış olan bu depremlere rağmen Türkiye direnç ve dayanıklılığını tekrar ortaya koymuştur. Bu nokta da bizler kilit sektörlerde imalat sektörü, turizm, inşaat, savunma gibi sektörlerde emin adımlarla yolumuza devam ediyoruz" sözlerini söyledi. "BİZİM PROGRAMIMIZ İÇERİSİNDEKİ ANA HEDEFİMİZ ENFLASYONU DÜŞÜRMEK" En büyük hedeflerinin enflasyonu düşürmek olduğunu söyleyen Yılmaz, "Bizim programımız içerisindeki ana hedefimiz enflasyonu düşürmek ki şu anda nispeten yüksek. Bu bizim birinci önceliğimiz. Aynı zamanda da istikrarlı ve kapsayıcı bir şekilde büyümeye devam etmek. Çünkü bir taraftan enflasyonu düşürmeye çalışıyoruz, bir taraftan depremin yaralarını sarmaya çalışıyoruz ve bunların yanı sıra yeni önceliklere de yerimiz var. İki tane önemli önceliğimiz var bu noktada. Bir tanesi imalatı, büyümeyi ve istihdamı artırmak, diğeri de Sosyal refahı artırabilmek ama bunlar kısa vadeli hedefler değil" şeklinde konuştu. "CUMHURBAŞKANIMIZ ERDOĞAN'IN İFADESİYLE DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR" Uluslararası kurumların zayıfladığını ve zayıflatıldığını gördüklerini söyleyen Cevdet Yılmaz, "Maalesef hem siyasi hem de ekonomik anlamda karşı karşıya kaldığımız şu anda uluslararası değerlerin yozlaştığı, uluslararası kurumların işe yaramadığının çok önemli bir göstergesi ve uluslararası kurum ve düzenlerin bir çözüm getirmediğini gösteriyor. Çünkü birçok alanda bizler izole yaklaşımlar görüyoruz. Bizler uluslararası kurumların zayıfladığını ve zayıflatıldığını görüyoruz ki bu iyi bir şey değil. Bu tüm dünya için Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın ifadesiyle dünya beşten büyüktür. Bu sadece kurumsal bir yapı ile alakalı değil, Birleşmiş Milletlerin kurumsal yapısı ile alakalı değil. Bu çok daha adil bir dünya için bir çağrı. Bu daha hakkaniyetli bir dünya düzeni için bir çağrıdır" ifadelerine yer verdi. "YARIN, PARTİ İÇİ DEMOKRASİMİZİN MİHENK TAŞI OLACAK KONGREMİZİ GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ" Programda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sarıkaya ise, "Millete ve insanlığa hizmet etme ilkesiyle kurulan AK Parti, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemizi 22 yıl boyunca başarıyla yönetmiş, kuruluşunun 23. yılını kutlamaktadır. Yarın, parti içi demokrasimizin mihenk taşı olacak Kongremizi gerçekleştireceğiz. Bu anlamlı günde, sizleri kongremizde ağırlamaktan onur duyuyoruz" dedi. "AK PARTİ’NİN HER KONGRESİ, GELECEĞİN MANİFESTOSU NİTELİĞİNDEDİR" AK Parti’nin her kongresinin gelecek için bir manifesto niteliği taşıdığını söyleyen Sarıkaya, "AK Parti’nin her kongresi, geleceğin manifestosu niteliğindedir. Köklü mirasından güç alan AK Parti, şanlı geçmişine ve derin tarihine saygı duyarak, geleceği şekillendirmek ve daha adil ve hakkaniyetli bir dünya kurmak için büyük bir özveriyle çalışmaktadır" diye konuştu. Türkiye ve AK Parti’nin uluslararası diplomaside kilit rol oynadığını söyleyen Sarıkaya, "Türkiye ve AK Parti, kıtalar arasında barış köprüsü olarak, uluslararası diplomaside kilit bir rol oynamaya devam etmekte, Somali’den Ukrayna’ya, Gazze’den Suriye’ye uzanan geniş bir coğrafyada küresel uzlaşı çabalarına öncülük etmektedir" ifadelerini kullandı.

Yılın ilk enflasyon rakamları açıklandı Haber

Yılın ilk enflasyon rakamları açıklandı

Ocak ayı Tüketici Fiyat Endeksi’ni açıkladı. Buna göre, TÜFE'deki değişim 2025 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 5,03, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 5,03, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 42,12 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 56,35 olarak gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 23,14 ile ulaştırma oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 99,93 ile eğitim oldu. Ana harcama grupları itibarıyla 2025 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre azalan ana grup yüzde -5,17 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, 2025 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 23,57 ile sağlık oldu. Endekste kapsanan 143 temel başlıktan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 5'li Düzey) 2025 yılı Ocak ayı itibarıyla, 13 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 4 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 126 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti. Özel kapsamlı TÜFE göstergesi yıllık yüzde 42,08, aylık yüzde 5,47 oldu İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE'deki değişim, 2025 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 5,47, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 5,47, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 42,08 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 56,05 olarak gerçekleşti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık yüzde 27,20 arttı, aylık yüzde 3,06 arttı Yİ-ÜFE 2025 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 3,06 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 3,06 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,20 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 39,50 artış gösterdi. Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 27,60 arttı Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 33,40 artış, imalatta yüzde 27,60 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 18,20 artış ve su temininde yüzde 54,39 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 23,27 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 37,44 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 37,42 artış, enerjide yüzde 18,05 artış ve sermaye mallarında yüzde 25,61 artış olarak gerçekleşti. Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 3,25 arttı Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 3,57 artış, imalatta yüzde 3,25 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 0,44 azalış ve su temininde yüzde 16,84 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 1,81 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 6,39 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 4,45 artış, enerjide yüzde 2,27 artış ve sermaye mallarında yüzde 3,25 artış olarak gerçekleşti.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
Söz Bursa En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.