SON DAKİKA
Hava Durumu

#Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

Söz Bursa - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım'ın Ukrayna'ya iadesi uluslararası hukukun gereği Haber

Kırım'ın Ukrayna'ya iadesi uluslararası hukukun gereği

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "4’üncü Kırım Platformu Liderler Zirvesi"ne video mesaj gönderdi. Kırım'ın ilhakı yaşanan acıları daha da derinleştirdi Katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ve saygıdeğer devlet ve hükümet başkanları, değerli Kırım Tatar Türkü soydaşlarımız. Sizleri en kalbi duygularımla, saygıyla selamlıyorum. Kırım Platformu'nun 4’üncü Liderler Zirvesi'nde sizlere video mesaj yolu ulaşmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Başta Sayın Zelenskiy ve Kırım Tatarları'nın milli lideri Sayın Mustafa Kırımoğlu olmak üzere bu müstesna zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu seneki zirve, Kırım Tatar halkının sürgününün 80’inci yıl dönümüne denk geliyor. Ana vatanlarından zorla çıkarılan Kırım Tatar Türkü soydaşlarımızın maruz kaldıkları trajedinin acısı 80 yıldır dinmemiş, yaraları kapanmamıştır" dedi. Türkiye'nin ilk günden beri karşı çıktığı ve tanımadığı Kırım'ın ilhakının yaşanan acıları daha da derinleştirdiğini belirten Erdoğan, "Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve bağımsızlığına verdiğimiz destek bakidir. Kırım'ın Ukrayna'ya iadesi uluslararası hukukun bir gereğidir. Kırım'ın yerli halklarından olan Kırım Tatar Türkü soydaşlarımızın güvenliğinin ve esenliğinin temini de dış politikamızın öncelikleri arasında yer alıyor. Ukrayna hükümetinin Kırım Tatar Türklerinin haklarının güçlendirilmesi için öncülük ettiği hukuki düzenlemelerden duyduğu memnuniyeti bir kez daha ifade etmek istiyorum. Önümüzdeki dönemde Kırım Tatar Türklerinin haklarının pekiştirilmesi yönünde ilave adımların atılmaya devam edeceğine inanıyorum" değerlendirmesinde bulundu. "Savaşın sona erdirilmesi samimi temennimiz" Kırım Tatar Türklerinin kendi ana vatanlarında hür olarak güvenli ve huzurlu bir hayat sürdürme hakkına sahip olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Neriman Celal'in yaklaşık 3 yıllık esaretin ardından Haziran ayında serbest bırakılması mutluluk vericidir. Hasan ve Aziz Ahmedov kardeşler dahil tüm Kırım Tatar soydaşlarımızın bir an evvel özgürlüklerine kavuşmalarını bekliyoruz. Savaşın, Ukrayna'nın toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığı temelinde adil ve kalıcı bir barışla sona erdirilmesi samimi temennimizdir. Platform bünyesinde yürüttüğümüz çalışmaların Kırım'da, Ukrayna'da ve bölgemizde barışın sağlanmasına yönelik uluslararası çabalara katkı sağlamasını temenni ediyorum. Sürgün edilişlerinin 80’inci yıl dönümünde ebediyete irtihal eden Kırım Tatar Türkü soydaşlarımızın aziz hatıralarını bir kez daha hürmetle yâd ediyorum" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğa'dan Sisi'ye resmi karşılama Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğa'dan Sisi'ye resmi karşılama

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve konuk Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi'nin içinde bulunduğu makam aracını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin önündeki caddede karşılayan süvariler, araca protokol kapısına kadar eşlik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Sisi tören alanındaki yerlerini almalarının ardından, 21 pare top atışı eşliğinde iki ülkenin milli marşları çalındı. Ardından Sisi, Muhafız Alayı Tören Kıtası'nı selamladı. Törende, tarihte kurulan 16 Türk devletini temsil eden bayraklar ve askerler de yer aldı. Heyetlerini birbirine takdim eden Erdoğan ve Sisi, merdivenlerde Türkiye ve Mısır bayrakları önünde gazetecilere poz verdi. Baş başa görüşmeye geçen Erdoğan ve Sisi, ikili ve heyetler arası gerçekleştirecekleri görüşmelerin ardından Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısına başkanlık edecekler. Erdoğan ve Sisi daha sonra ortak basın toplantısına katılacak. Karşılama töreninde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı Hakkı Susmaz, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Cumhurbaşkanı Güvenlik ve Dış Politika Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile Ankara Valisi Vasip Şahin de yer aldı.

Mevcut anayasadan kurtulma vaktinin geldiği kanaatindeyiz Haber

Mevcut anayasadan kurtulma vaktinin geldiği kanaatindeyiz

 Yeni anayasa meselesinin önündeki en büyük engel ön yargılardır. Hukukun üstünlüğü ilkesi yerine, üstünlerin hukukunu geri getirmeye çalışanlara müsaade etmedik ve etmeyeceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yargıtay Başkanlığında gerçekleşen 2024-2025 Adli Yıl Açılış Töreni'nde konuştu. “DEVLET ADALETLE AYAKTA DURUR “ Bu sene Yargıtay Başkanlığının seçim yılı olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan,” Seçim atmosferinin geride bırakılmasını, yargı sistemimizin hızlı ve etkin işleyişi bakımından önemsiyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde tüm yargı organlarımız, milletimizin adalet talebinin karşılanmasına daha rahat odaklanabilecek. Biz de bu süreçte devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin başta olmak üzere anayasamızın Cumhurbaşkanlığı makamına verdiği görev ve yetkileri harfiyen yerine getirmeye devam edeceğiz. Uyumun güçlendirilmesi için şayet atılması gereken hukuki adımlar varsa Meclisimizle birlikte bunları da yerine getireceğiz. Toplumun huzuru, iç barışı, refahı ve güvenliği için vazgeçilmez kavramlar vardır. Bunların en başında tartışmasız bir şekilde adalet yer alır. Mahkeme salonlarımızın duvar yazan ‘Adalet mülkün temelidir’ ifadesi; devletin adalet üzere ayakta durduğunun sembolü ve delidir. Hazreti Ömer efendimize atfedilen bu hikmetli söz; devletin orduyla değil, güçle, parayla, maddi imkanlarla değil, adaletle yaşadığını bize hatırlatır. İslam medeniyetinin ayırıcı vasfı adalet olmuştur. Tarih boyunca kurduğumuz devletlerin tamamı adil yönetimleriyle tebarüz etmiştir. Elbette toprağı ordular kontrol altına almış ancak gönülleri ahlak, vicdan ve adalet gibi yüce değerler fethetmiştir “ dedi. Her şeyin yerli yerine konulması demek olan adaletin; toplumsal birliğin, bütünlüğün ahengin korunmasının da güvencesi olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan,” Gerek kendi külliyatımıza, gerekse insanlığın ortak birikimine baktığımızda devlet ve toplum hayatında adaletin yerine benzer tespitlere rastlıyoruz. Tüm bu tespitlerin özeti şudur; Devletin temel direği, varlık sebebi meşruiyet kaynağı adalettir. Toplumda huzuru sağlamanın, insanları barış içinde yaşatmanın, refah toplumunu inşa etmenin yolu da yine adaletten geçer. Tabii burada adalet konusunda şu ince ayrımı da yapmamız gerekiyor; kanun, hukuk ve adalet birbiriyle bağlantılı kavram olmakla birlikte aynı manaya gelmez. Hukuk, toplumun temel değerlerini koruyan bir kılavuzken, adalet ise hukukun doğru tatbikinin ödülüdür. Bu bakımdan adalet yalnızca bir kavram değil, toplumun tüm dinamiklerini şekillendiren bir ülküdür, yüce bir idealdir” dedi. “ADALETE OLAN GÜVENİ ARTTIRACAK HER ÇABA ÖNEMLİ” “Köklü müktesebatımızın ışığında bundan 23 önce Türkiye'ye hizmet yolculuğumuza başlarken siyasetimizin merkezine kalkınma ile birlikte adaleti yerleştirdik”diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan,” Partimizin ismini belirlerken yine bu anlayışla hareket ettik. Aziz milletimizin takdiriyle ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimizde Türkiye’yi üzerinde yükselteceğimiz dört sütundan birinin adalet olduğunu ilan ettik. Yaklaşık 22 yıla ulaşan iktidarlarımızın boyunca da bu önceliklerimize hep sadık kaldık. Bir yandan milletimizin sofrasındaki ekmeğin büyütüp, refahını artırırken diğer yandan devletle vatandaş arasındaki bağı güçlendirmenin, toplumsal barışı tahkim etmenin çabasında olduk. ‘Geciken adalet, adalet değildir’ ikazının şartlarını tüm unsurlarıyla devletimizde hayata geçirmeye çalıştık. Adalet sistemimizin etkin, güvenilir, tarafsız ve bağımsız olmasını teminen her alanda tarihi nitelikte adımlar attık. Son 22 yılda yaptığımız reform, düzenleme ve yatırımlara sizler zaten yakinen vakıfsınız. Bunları uzun uzadıya anlatmaya gerek duymuyorum. Toplumda adalete olan güveni arttıracak her çaba önemlidir” açıklamasını yaptı. "Toplumun devletten özellikle yargı kurumundan beklentileri artmakta, hızlı ve etkin adalet talebi yükselmektedir” Birileri ısrarla küçümsemeye çalışsa da modern adalet saraylarının önemli olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan,” Teknolojik yeniliklerden istifade edilmesi önemlidir. Mahkemelerinin sayısı artması adaletin tecellisine katkı yapan çok kritik hamlelerdir ama kabul edelim ki, bunların hiç biri adaletin garantisi değildir. Asıl olan vicdanların sükûn bulması, huzur bulmasıdır. Hayata dair her husus gibi adalet de insanla kaimdir, insan içindir, insanı yaşatmak içindir. Kamu vicdanını teskin ettiğimiz ölçüde adaleti tesisi edeceğimiz bu gerçeği bir an olsun aklımızdan çıkartmıyoruz. İnsanı merkeze alan, hızlı ve etkili işleyen bir sistem kurmak adalet politikalarımızın en önemli hedefidir. Şu gerçeği hepimiz çok net görebiliyoruz; yeni teknolojilerin de etkisiyle toplum hızla değişiyor, dönüşüyor, talep ve istekleri farklılaşıyor. Toplumun devletten özellikle yargı kurumundan beklentileri artmakta, hızlı ve etkin adalet talebi yükselmektedir” diye konuştu. ”BU YIL 2 YENİ UYGULAMAYI HAYATA GEÇİRİYORUZ" Vatandaşların adalet arayışlarında karşılaştıkları zorlukları ortadan kaldırmak amacıyla yeni adımlar attıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,” Bu yıl 2 yeni uygulamayı hayata geçiriyoruz. Bunlardan ilki hukuk mesleklerine giriş sınavıdır. Bu sınavla avukat, hakim, savcı ve noter olacak kişilerin mesleki niteliklerinin artırılmasını hedefliyoruz. İlk sınavı, 29 Eylül günü gerçekleştireceğiz. Uygulamasına bu yıl başlayacağımız bir diğer önemli müessese hakim ve savcı yardımcılığı kurumudur. Şimdiye kadar 2 yıl süren hakim ve savcı adaylığı sistemi yerine 3 yıllık bir modeli devreye alıyoruz” dedi. Yaklaşık bir yılı Adalet Akademisi'nde, geri kalan 2 yılı deneyimli hakim ve savcıların mahiyetinde usta çırak ilişkisiyle geçecek olan bu sistemle hakim ve savcıların çok daha donanımlı, tecrübeli olarak yetişeceğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan,” Genç hakim ve savcılarımız meslek hayatları boyunca devam edecek adalet sınavını böylece daha rahat verecek. Müspet etkilerini pratikte de göreceğimize inandığım bu sistemin şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. Vatandaşlarımızın hak ve hürriyetlerini genişletecek reform irademizi diri tuttuğumuzu daha önce farklı vesilelerle ifade etmiştim. Bununla ilgili bir süredir yürüttüğümüz çalışmalarda artık sona geldik” diye konuştu. "ADALET HİZMETLERİYLE, ADLİ BİRİMLERDE DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜ HIZLANDIRACAĞIZ” Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024- 2028 yıllarını kapsayan Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji Belgesi ve Türkiye Yüzyılı İnsan Hakları Eylem Planının önümüzdeki süreçte milletle paylaşacaklarını belirterek, “2 belgenin hazırlığında evrensel kriterlerle birlikte asıl milletimizin demokrasi, insan hakları ve adalet taleplerini göz önüne aldık. Türkiye Yüzyılının Yargı vizyonunu, hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen, güven veren, öngörülebilir bir adalet sistemi olarak belirledik. Makul süre, öngörülebilir ve çözüm merkezli adalet önceliğimiz olacak. Gerek kanun değişiklikleri, gerekse idari faaliyetlerle sadeleştirilmiş, kolaylaştırılmış ve verimliliği esas alan süreçler oluşturacağız. Adalete kolay erişim ile onarıcı ve telafi edici adalet uygulamalarını sistemimize kazandıracağız. Adalet hizmetleriyle, adli birimlerde dijital dönüşümü hızlandıracağız” ifadelerini kullandı. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, HUKUK EĞİTİMİNİ DAHA DA GELİŞTİRECEKLERİNİ BUNA YÖNELİK ADIMLAR ATACAKLARINI KAYDETTİ. İnsan Hakları Eylem Planıyla daha güçlü bir insan hakları Koruma sistemi oluşturacaklarını, adil yargılanma hakkı ile kişi özgürlüğü ve güvenliğinin güçlendirilmesine hizmet edecek düzenlemeler yapacaklarını da belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan,” Türkiye Yüzyılını adaletin de yüzyılı yapma hedefimizi yeni sivil bir anayasayla taçlandırmak istiyoruz. Türkiye'nin ve Türk demokrasisinin bunu yapabilecek imkan, olgunluk ve iradeye ziyadesiyle sahip olduğunu görüyoruz. Mümkün olan en geniş mutabakatla toplumumuzun farklı kesimlerinin katkısını alarak ortak akılla bu süreci yönetmek arzusundayız. Burada şunu tüm samimiyetimle belirtmek durumundayım. Aslında Türkiye siviller eliyle yapılacak, yeni kuşatıcı ve özgürlükçü bir anayasaya hazırdır.Bu konunun sık sık gündeme gelmesinin gerisinde de toplumun ve siyaset kurumunun bunu yapabilecek yetkinliğe erişmiş olması vardır” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni anayasa meselesinin önündeki en büyük engelin ön yargılar olduğunun altını çizdi. Erdoğan,” Özellikle muhalefet çevreleri sivillerin anayasa yapması hususunda tam manasıyla bir öğrenilmiş çaresizlik durumu yaşıyorlar. Özgüven eksikliğinin işaretlerine her tavır ve söylemlerinde şahit oluyoruz. Yeni anayasa konusunda maalesef sağlıklı bir tartışma değil kemikleşmiş ön kabullerden kaynaklı bir kakafoni yürüyor. Yeni yasama yılında inşallah siyasi partiler arasındaki diyalog zeminini güçlendirerek esasında hiç olmaması gereken bu sıkıntıyı aşacağımıza inanıyorum. Şunu da söylemek isterim. Biz yeni anayasaya sadece kuru bir hukuki belge olarak değil haklarımızı, özgürlüklerimizi, sorumluluklarımızı bu topraklar üzerindeki ezeli ve kardeşliğimizi temsil eden bir toplum sözleşmesi olarak bakıyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye'nin darbe mahsulü olan mevcut anayasadan kurtulma vaktinin çoktan geldiği kanaatinde olduklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan,” Bu sürecin her adımında Milletimizin muazzez iradesi yegane rehberimiz olacaktır. Hep birlikte hiçbir ayrım gözetmeksizin ortak değerlerimiz etrafında kenetlenerek ülkemizi geleceğe taşıyacak bir anayasa hazırlayacağız. Parti Cumhur İttifakı Ve yürütme olarak biz bu konuda samimiyiz, kararlıyız. Milli iradenin temsilcisi olarak yasama çatısı altında bulunan diğer siyasi partilerin de aynı hüsniyeti sergilemelerini temenni ediyoruz. Sorunlarımızı kavga ederek değil Ancak konuşarak çözebiliriz. Siyaset kurumunun görevi statüko bekçiliği yapmak değil, ülkenin ve milletin önünü açacak işlere liderlik etmektir” açıklamasını yaptı. Bölgemizi çepeçevre saran istikrarsızlık ve çatışma ikliminin ortada olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerilimi körükleyen, kutuplaştırmayı derinleştiren, 85 milyonun fertleri arasına nifak duvarları ören her türlü yaklaşımı reddettiklerini söyledi. Son günlerde altı harlanan nefret ve kavga siyasetinin ne demokrasiye ne de millete hiçbir fayda sağlamadığını artık herkesin görmesi kabullenmesi ve buna göre siyaset üretmesi gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti; “Millete karşı sorumluluklarını yerine getirmekten kaçanları millet affetmez. Millete hakaret edenleri kahramanlaştıranları millet asla affetmez. Türkiye'ye ilgili karanlık senaryoları bilerek veya bilmeyerek figüranlık yapanları bu necip millet hiçbir zaman affetmez. Siyaset başta olmak üzere her alanda nezakete, iş birliğine, diyaloğa çok fazla ihtiyaç duyduğumuz günlerden geçiyoruz. inşallah biz bu konuda üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz. Yargı mensuplarımızın bağımsızlığı ve tarafsızlığını Korumak, kararlarını sadece hukukun ve vicdanlarının sesine dayanarak almalarını sağlamak için gerekli tüm desteği veriyoruz. Yargının gücünü, bağımsızlık ve tarafsızlığından aldığının farkındayız.” Mahkeme kararlarının elbette herkes için bağlayıcı olduğunu, hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti olmanın bunu gerektirdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir kararın bağlayıcı olmasının onu eleştiriden azade kılmayacağını kaydetti. Demokrasilerde hukukun çizdiği çerçeve içinde Yargı kararları hakkında farklı düşünce ve görüşler söylenebileceğini ifade eden Erdoğan,” Kararlar eleştirilebilir ve tartışılabilir. Bakınız geçtiğimiz yıl mahkemelerde 12 milyon dosyayla ilgili karar verildi. Bunların içerisinde zaman zaman bu nasıl karar diyebileceğimiz kararlar oldu. Olabiliyor. Hiç arzu etmesek gelecekte de olabilir. İnsanın olduğu her yerde hata olur, yanlış olur,eksik kusur hatta istismar olur. Önemli olan telafisi imkansız hasarlar oluşmadan bunların giderilmesidir. Ancak adalete karşı duyulan husumet kabul edilemez bir tutumdur. Kamuoyuna da yansıyan bazı kararlar bahane edilerek maalesef tüm Yargımız, hakimlerimiz, savcılarımız hedef tahtasına konuluyor. Çoğu zaman hukuk bilgisi ya hiç olmayan ya da sınırlı kişiler tarafından koskoca bir camia örseleniyor” şeklinde konuştu. Bilhassa sosyal medya mecralarının organize kötülüğün vasatı haline getirildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan” Hemen her gün bir kişi ya linç ediliyor ya da itibar suikastına uğruyor. Karşılıklı siper almış infaz mangalarının kurbanı kimi zaman ekonomimiz, vergi rekortmeni iş adamlarımız oluyor. Kimi zaman siyasetçiler ve siyaset kurumu oluyor. Kimi zaman güvenlik kuvvetlerimiz kimi zaman hakim ve savcılarımız oluyor. Oysa yanlış olduğu düşünülen bir karar varsa hukuk sistemimizde buna karşı pek çok imkan da var. İtiraz, istinaf, temyiz gibi kanun yolları var. Bölge adliye ve idare mahkemeleri var. Yargıtay var. Danıştay var. Tüm bunlara ilaveten hukuk sistemine bizim Kazandırdığımız anayasa mahkemesine bireysel başvuru hakkı var. Hukuki yollar tüketilmeden henüz karar kesinleşmeden yapılan haksız eleştiriler, toplumdaki adalet algısına da zarar vermektedir. Bir kısmı iyi niyetli olsa da bunu yanlış bulduğumuzu ifade etmek isterim.” değerlendirmesini yaptı. Toplumda adalete, yargıya ve mahkemelere duyulan güveni sarsmanın , ülkemize yapılabilecek en büyük kötülük olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan,”Eksiklerimizi tabii ki söyleyeceğiz. Sıkıntılarımızın Tabii ki dile getireceğiz. Sorun alanlarını tabii ki konuşacağız. Ama bunları yaparken adaletin tecellisi için gayret gösteren yargı erkini yıpratmamaya gayret göstereceğiz. Türk yargısı bağımsızlık ve tarafsızlık vasfını koruyarak yargı yetkisini anayasamızın amir hükümlerine göre Türk milleti adına kullanmaktadır. İnşallah bundan sonra da görevini bu yüksek şuurla sürdüreceğinden hiçbir şüphemiz yoktur. Elbette burada tüm yargı mensuplarımıza da önemli sorumluluklar düşüyor. Milletimizin mahkemelerden beklentisi ihtilafları büyütmek değil, adil bir yargılamayla anlaşmazlıkları gidermektir. Yargımızın verdiği kararlarla, yeni tartışmaları alevlendirmek yerine bunları söndürmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi. -HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ İLKESİ YERİNE ÜSTÜNLERİN HUKUKUNU GERİ GETİRMEYE ÇALIŞANLARA MÜSAADE ETMEDİK VE ETMEYECEĞİZ” “Ülkemizin daha yakın tarihinde vicdanlarını kiraya verenlerin milletimize nasıl büyük acılar yaşattığını gayet iyi hatırlıyoruz. “diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ”Aklı ve muhakemeyi değersizleştirip yerine ideolojiyi koyanların, işlediği Hukuk cinayetlerine 27 Mayıs'ta, 12 Eylül'de, 28 Şubat'ta şahit olduk. Partimize karşı açılan kapatma davasında aynı şekilde hukuksuzluğun ne demek olduğunu bizzat tecrübe ettik. Yargıyı tahakküm aracı olarak kullananların gerçek yüzünü önce 17- 25 Aralık'ta ardından 15 Temmuz'da hep birlikte gördük. Tüm bu acı tecrübelerden gerekli dersleri çıkardık. Türkiye'yi bir daha asla bu tür sınamalarla karşı karşıya bırakmamakta Kararlıyız. Her türlü vesayetle sonuna kadar mücadele ederek devlet organlarının milli iradenin kapsama alanının dışına çıkmasına izin vermeyeceğiz. Hukukun üstünlüğü ilkesi yerine üstünlerin hukukunu geri getirmeye Çalışanlara müsaade etmedik ve etmeyeceğiz” değerlendirmesini yaptı. Yargıtay Başkanlığı’ndaki törene Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, CHP Genel Başkanı Özgür Özel Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da katıldı. Erdoğan ve Özel tören salonda el sıkışarak selamlaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti

Büyük Zafer’in 102'nci yılı dolayısıyla Anıtkabir’de gerçekleştirilen tören, devlet erkanının Aslanlı Yol’da yürüyüşüyle başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Atatürk’ün mozolesine ay yıldız motifli çelenk bırakmasının ardından, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve törende hazır bulunan devlet erkanı, daha sonra Misak-ı Milli Kulesi’ne geçti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, deftere şunları yazdı: “Bugün, ezeli ve ebedi vatanımız olan, Anadolu’daki varlığımızı perçinleyen, millet olarak bağımsızlığımızı sağlayan Büyük Zafer’in 102’nci yıl dönümünü heyecanla ve iftiharla kutluyoruz. Her türlü imkansızlığa rağmen kazandığımız bu zaferle, şanlı tarihimizin zaferler silsilesine yeni bir halka daha eklemenin yanı sıra cumhuriyetin ilanına giden yolu da ardına kadar açtık. Büyük bir inancın, sarsılmaz bir imanın ve zorlu mücadelelerin esiri olan Türkiye Cumhuriyeti’ni muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarma hedefimize adım adım yürüyoruz. Milletimizin Kızılelmasına dönüşen Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirinceye kadar azim ve kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu gurur günümüzde zat-ı alinizi, silah arkadaşlarınızı ve gül bahçesine girercesine toprağa düşen aziz şehitlerimizi tekrar rahmetle yad ediyoruz. Ruhun şad olsun.”

Erdoğan: Terör sopasıyla siyasetin dizayn edildiği günler geride kalmıştır Haber

Erdoğan: Terör sopasıyla siyasetin dizayn edildiği günler geride kalmıştır

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bitlis'te Kamu ve Özel Sektör Yatırımları Toplu Açılış Töreni'nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi'nin 953'üncü yıl dönümünü anmak için bugün Bitlis'in yarın da Muş'un misafiri olacaklarını belirtti. Erdoğan, Bitlis halkının 31 Mart seçimlerinde verdikleri söze sadık kalarak tercihini yine AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın hizmet siyasetinden yana kullandığını söyleyerek Bitlis halkına teşekkür etti. Bugün hepsi birbirinden önemli kamu ve özel sektör yatırımlarını şehre kazandırmanın sevincini yaşadıklarını ifade eden Erdoğan, "Sağlık alanında Adilcevaz, Mutki, Ahlat ve Tatvan'da tamamlanan aile sağlık merkezleri ve 112 istasyonlarını Gençlik ve Spor'da Bitlis merkezde inşa ettiğimiz bin 500 kişilik kapalı spor salonunu beş bin kişilik kayak evi, kamp eğitim merkezi ve Şems-i Bitlisi Öğrenci Yurdunu, Milli Eğitim'de şehrimizin merkez ve ilçelerinde yapımını tamamladığımız anaokulu ilkokul, ortaokul ve lojmanlarını bugün resmen açıyoruz. Kültürde, anıtlar müdürlüğümüzde yapımı tamamlanan çevre ve meydan düzenlemelerini, Devlet Su İşlerimizin yaptığı taşkın koruma projelerini, kara yollarımızın bitirdiği köprü ve restorasyon işlerini Bitlis halkının istifadesine sunuyoruz" dedi. Farklı kamu kurumlarına ait hizmet binaları ve hükümet konaklarını da yine bu vesileyle resmi olarak hizmete açtıklarını söyleyen Erdoğan, "Hayırlı uğurlu olsun diyorum. Bitlis Belediyemizin öncülüğünde Ahlat, Hizan, Yolalan belediyelerimiz, emanetlerini taşıdıkları vatandaşlarımıza hizmet etmeyi sürdürüyor. Toplam yatırım tutarı 210 milyon liraya ulaşan bu proje eser ve hizmetleri de bugün sizlerin emrine veriyoruz. TOKİ başkanlığımız Tatvan'da Aydınlar Mahallemizde sosyal donatıları, altyapısı ve çevre düzen birlikte millet bahçesini tamamladı. TOKİ, ayrıca Ahlat'ta 1 milyar 96 milyon liralık bir yatırımla 218 konut ile iki ticaret merkezi işaretlerini bitirdi. Bitlis merkez, tarihi şehir merkezi kentsel dönüşüm yenileme ve çevre düzenlemesi projesinde de sona geldik. Toplam 1 milyar 229 liralık yatırım olan bu önemli projenin de açılışını gerçekleştiriyoruz. Şu çarpıcı rakama özellikle dikkatlerinizi çekmek isterim. Şehrimize sadece çevre ve şehircilik alanında son 22 yılda yaptığımız yatırımların güncel değeri 26 milyar liraya ulaşmıştır. Bitlis'e hükümetlerimiz döneminde yapılan yatırımların toplamı ise 76 milyar lirayı aşmıştır. Eğitimden sağlığa, tarımdan ulaştırmaya, sosyal yardımlardan enerjiye, her alanda şehrimizin çehresini değiştirecek eserlere imza attık. Bitlis'te şu an 1 milyar 766 milyon liralık çevre ve şehircilik yatırımımız devam etmektedir. İnşallah bunları da tamamladıkça sizlerin emrine vereceğiz" diye konuştu. Bitlis'in özel sektör yatırımlarında adeta şaha kalktığını gördüklerini bildiren Erdoğan, "Geçen sene binlerce kardeşimize ekmek kapısı olma yanında şehrimizin ekonomisini güçlendirecek pek çok fabrikanın açılışını yapmıştık. Bugün de açılış zincirimize yeni halkalar ekliyoruz. Kiler Holding tarafından 200 dönüm araziye inşa edilen 3 etaptan oluşan pamuk ipliği ve tekstil fabrikasının ilk etabının açılışını yapıyoruz. Halihazırda 217 kardeşimizin çalıştığı fabrikamızın kalan etapları da bittiğinde günlük 60-65 ton pamuk girdisiyle 50 ton iplik üretebilecek. Proje maliyeti 2 milyar 640 milyon lira olan fabrikamızın şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Burada Kiler Holding'i bu önemli yatırımı için tebrik ediyorum. Biliyorsunuz geçen yıl Eren Holding'in iplik üretim tesisinin ilk etabını devreye almıştık. Toplam 3 milyar 525 milyon lira kritik projenin bugün ikinci etabını hizmete veriyoruz. İnşallah yıl sonuna doğru da tesisimizin üçüncü etabı devreye girecektir. Böylece Bitlis, ülkemizin önemli tekstil üretim merkezlerinden biri olacaktır. Bu tesisimizin de şehrimize hayırlı olmasını diliyorum" açıklamalarında bulundu. Erdoğan, savunma sanayi alanının da son 22 yılda destan yazdıkları alanların en başında geldiğini, yüzde 80 yurt dışına bağımlı olan Türkiye’yi kendi uçağını, kendi gemisini, kendi silah ve mühimmatını üretir hale getirdiklerini vurguladı. Aksaz Tersane Komutanlığında TCG Piri Reis Deniz Altı donanmasını saflarına kattıklarını hatırlatan Erdoğan, "Bugün de Bitlis'te toplam 1 milyar 525 milyon lira yatırım bedeliyle hayata geçirilecek patlayıcı madde, üretim tesisini temelini atıyoruz. 220 bin metrekarelik alanda inşasına başlanan nitrovan, patlayıcı maddeler fabrikamız tamamlandığında yaklaşık bin kişilik istihdam oluşturacak güvenlik kuvvetlerimizin ihtiyaç duyduğu mermilerin bir kısmı inşallah burada üretilecektir. Bu savunma sanayi yatırımımızın da şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu. Terörün karanlık gölgesi Doğu ve Güneydoğu illerinden çekildikçe şehirlerin yıllardır atıl kalan potansiyelinin de ortaya çıktığını belirten Erdoğan, "Turizm ve yatırımlar başta olmak üzere bölge illerimiz çok farklı bir ivme yakaladı. Korkunun yerini huzur, endişenin yerini güven aldı. Geri kalmışlık artık bölgemizin makûs talihi olmaktan çıktı, çıkıyor. Bölgemiz genelinde huzur ortamı güçlendikçe, hamdolsun yatırımlar çok daha hızlı şekilde ilerliyor. Düşünün, daha düne kadar terör yuvası olan Gabar Dağı'ndan bugün ülkemizin en büyük petrol rezervlerinden birini çıkarıyoruz. Türkiye'nin 110 bin varile yaklaşan günlük petrol üretiminin yarısını Gabar'daki keşfimizden elde ediyoruz. Farklı illerimizde yeni kuyuları açmak için çalışmalarımız aralıksız sürüyor. Şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki bu başarıların hiçbiri tesadüfi değildir. Tüm bunları Bitlis'in ve teröre karşı dik duran vatandaşlarımızın desteğiyle başardık. Siz bize sahip çıktınız, hükümetimize sahip çıktınız. Size hizmet edenlere, sizin için ter dökenlere mücadele edenlere sahip çıktınız. Biz de Bitlis'te birlikte tüm Türkiye'yi kardeşliğimizi bugünlere taşıdık. Şunu bugün bir kez daha açık açık söylemek istiyorum. Eski Türkiye artık tamamen geride kalmıştır. İnsanımızın kökeninden, inancından, dilinden dolayı ötekileştirildiği günler artık geride kalmıştır. Terör sopasıyla siyasetin dizayn edildiği, toplumun hizaya sokulduğu ülkemize istikamet çizildiği günler geride kalmıştır. Yasakların, baskıların, yokluk ve yoksullukların olduğu o eski günler artık bir daha gelmemek üzere tamamen geride kalmıştı" ifadelerini kullandı. Zorlu mücadeleler neticesinde çok ağır bedeller ödeyerek elde edilen kazanımları kimsenin almasına müsaade etmeyeceklerinin altını çizen Erdoğan, "Elini kırdığımız, nefesini kestiğimiz, sınırlarımız içinde artık kıpırdayamaz hale getirdiğimiz terör tehdidinin tekrar hortlatılmasına izin vermeyiz. Hukuk ve demokrasi içinde anayasal zeminde şehir hizmet için çalışanlarla herhangi bir sorunumuz yoktur ve olamaz. Ama eski günleri özleyenlere çatışmayı, terörü, gerilimi, şiddeti, baskıyı özleyenlere, bizi eski karanlık günler tekrar çekmek isteyenlere ise asla eyvallah etmeyiz. Kökü dışarıda olan yularını Türkiye düşmanlarının tuttuğu provokatörlerin oyunlarına asla gelmeyeceğiz. Her zaman söylediğim gibi ‘bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.’ Farklılıklarımız zenginlik kaynağı, ortak bir vatanda tek bir bayrağın altında, tek bir millet olarak ortak bir geleceğe yürüyeceğiz" dedi. Tek bir dertleri olduğunu, onun da 85 milyona hizmet etmek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz millete ve ülkeye eser kazandırmanın derdindeyiz. Muhalefetin neyin peşinde koştuğunu sizler de görüyorsunuz. Yıllarca çevre üzerinden bize ders vermeye kalktılar. Şimdi İstanbul'un en nadide çevre hazinesini, para babalarına peşkeş çekiyorlar. Sabah akşam güya liyakat üzerinden, ahlak tüccarlığı yapıyorlardı. Göreve geldikleri belediyeleri 3 ayda hısım akraba çiftliğine çevirdiler. Meydanlarda söz verdikleri halde binlerce belediye işçisini gelir gelmez kapı dışarı ettiler. Halkçılık maskesinin arkasından Avrupa başkentlerinde halkın paralarıyla keyif çatan, gösteriş müptelası bir elitizm çıktı. Kendi siyasi ikballeri, kendi gelecekleri, kendi şahsi menfaatleri dışında hiçbir gündemleri yoktur. Yetkiyi milletten aldıkları halde hizmeti hapisteki teröristlere veriyorlar. Bakınız buna geçen hafta yüce meclisin çatı altında bir kez daha şahit olduk. Gazi Meclis'in adabına yakışmayacak şekilde provokatörlük yapan bir marjinale kimlerin kol kanat gerdiğini hep birlikte takip ettik. Milletin meclisinde, milletin kürsüsünde, millete hakaret eden, milli iradeye hakaret eden, dilinden kin ve nefret akan bu provokatörü ellerinden gelse ‘demokrasi havarisi’ ilan edeceklerdi. Muhalefetin koro halinde böyle bir şahsın arkasına ip gibi dizilmesi açık söylüyorum teslimiyet işaretidir. Milletle ve milletin değerleriyle kavgalı bir avuç marjinal ana muhalefeti ve diğer muhalefet partilerini esir almış, parmağında oynatmaktadır. Halktan, sokaktan, milletin gündeminden tamamen kopmuş durumdalar. Milletimiz de bunların ne olduğunu, hangi niyetle siyaset yaptıklarını, neyin peşinde koştuklarını çok iyi görmektedir. Ana muhalefetten ve yol arkadaşlarından ülke ve millete hayır gelmesi, fayda gelmesi mümkün değildir. Türkiye'yi sıkıntılarından kurtaracak olan da yeni hedeflere koşturacak olan da yine biziz, AK Parti ve Cumhur İttifakıdır. Bitlis halkından ve tüm milletimizden bize güvenmeye devam etmelerini bekliyorum. Son 22 yılda nice zorluğun üstesinden nasıl geldiysek nice olmaz denilen, yapılmaz denilen, hayal denilen şeyi başardıysak inşallah Türkiye Yüzyılı'nı da hep birlikte inşa edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle bir kez daha açılışını yaptığımız eser, hizmet ve tesislerin şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu eserleri şehrimize kazandıran herkesi tekrar tebrik ediyorum."

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.